seks hakkında soramadıklarınız
cinsel ilişki, cinsel ilişki kurabilirmiyiz, cinsel ilişki olmadan hamile kalmak, cinsel ilişki pozisyonlar, cinsel ilişki türleri, Cinséllik, cinsellik anıları, cinsellik arttırıcı bitkiler, cinsellik bitkileri, cinsellik blog, cinsellik burç uyumu, cinsellik büyüsü, cinsellik nedir
Birçok kişi seks hakkında, cinsel hayat hakkında merak ettikleri birçok konuyu bazen genelde çekindikleri için soramazlar. Bu makalemizde cinsel yaşam hakkında merak edilen konulardan sadece bir kaçına değineceğiz.

Doğum yaptıktan sonra seks hayatı eskisi gibi olur mu?
Özellikle kadınlar hamilelik sırasında vücutlarının geçireceği deformasyon sebebiyle kendilerini artık seksi bulmamaktadır. Eşlerinin kendilerini çekici bulmamasından, beğenilmemekten endişe etmektedir. Bedeninin aşırı gebelik kiloları almasıyla, doğum sonrası eğer normal doğum yapmış ise her ne kadar vajinal bölgesine dikiş attırmış olsa da eşini cinsel ilişki esnasında artık mutlu edemeyeceği endişesine kapılır ve farkında olmadan eşinden uzaklaşmaya başlar. Hâlbuki ortalama 30-40 gün içinde kadın bedeni doğum sonrası vajina bölgesi dâhil olmak üzere tüm deformasyonu eski haline dönerek düzelmektedir. Bu dönemi en hasarsız şekilde atlamalı ve çiftler birbirine zaman tanımalıdır.
Anal seks zararlı mıdır?
Maalesef bazı kişiler fantezilerle sağlıksız cinsel ilişkiyi birbirini karıştırdıklarında ortaya gerek beden sağlığı gerek ruh sağlığı için hiç de tasvip edilmeyen son derece sağlıksız cinsel aktiviteler ortaya çıkabiliyor. Yapılan birçok araştırma da anal seksin her iki taraf için de son derece sağlıksız bir cinsel ilişki olduğunu ifade ediyor. Anal seks erkek için son derece riskli bir ilişki türüdür çünkü anal seks sırasında zararlı mikropların penis içinden geçerek prostata yerleşmesine buda ileriki yıllarda ciddi prostat hastalıkları yaşamasına sebep olabilir. Kadın içinde hemoroit sorunlarının yanı sıra bağırsak tahrişi gibi ciddi sağlık problemlerine sebep olabilir.
Oral seks zararlı mıdır?
Oral seks cinsel yaşamda etkin bir yeri olan oral seks, kişilerin en çok zevk aldıkları cinsel etkinliklerden biridir. Gerekli kişisel, bedensel temizlik sağlanıyorsa, kişiler cinsel bulaşıcı bir hastalık taşımıyorsa, gebeliğin son dönemi değil ise oral seksin sağlık açısından hiçbir zararı olmadığı belirtiliyor.
Erkekler Seksten Sonra Neden Uyur
cinsel ilişki, cinsel ilişki nasıl girilir, cinsel ilişki nasıl olur, cinsel ilişki nasıl yaşanır, cinsel ilişki nedir, cinsel ilişki pozisyonları, cinsel ilişki şekilleri sevişme teknikleri, cinsel isteksizlik, Cinséllik, orgazm, orgazm anında ne hissedilir, orgazm belirtileri, orgazm bölgeleri, orgazm duygusu, orgazm erkek, orgazm etme teknikleri, orgazm etme yolları, orgazm hissi, orgazm nedir, orgazm sorunları, orgazm uzatma
Erkekler Seksten Sonra Neden Uyur?
Kadınların en çok şikâyet ettiği konulardan biridir, eşinin cinsel ilişki sonrası sırtını dönüp uyuyup kalması. Kadın doğası gereği erkeklere nazaran daha duygusal bir yapıda olduğu için cinsel ilişki sonrasında da eşiyle sarılmayı, sohbet etmeyi ister. Ancak ne hikmetse erkekler cinsel ilişkinin hemen ardından derin bir uykuya dalarlar.
Aslında kadın bu konuda kendini gereksiz yere üzmektedir. Çünkü erkeğin cinsle ilişki sonrası derin uykuya dalması kadına olan ilgisizliğinden, duyarsızlığından değil, tam anlamıyla biyolojik yapısından kaynaklanır. Orgazm esnasında kadın da erkek de oxytocin isimli hormonu salgılamaya başlar. İlginç olan ise bu hormon anne sütü içersinde bulunan ve bebeğin sütü emdikten sonra hemen uyumasına sebep hormon ile aynı hormondur. Doğal olarak cinsel ilişki sonrasında orgazm yaşayan bir erkeğin de oxytocin hormonu salgılayarak hemen uykuya dalması çok normaldir. Peki, kadında orgazm yaşadığı halde, neden cinsel ilişki sonrası hemen uykuya dalmaz size? Sebep çok basit aslında erkekler ereksiyon olduğu andan itibaren 5 ila 20 dakika arasında orgazm olabilirken, kadının orgazm süresi ereksiyon halinden itibaren 20 ila 60 dakika arasındaki süre de gerçekleşir veya bazen hiç gerçekleşmez. Doğal olarak kadın daha geç orgazma ulaşması sebebiyle erkekten daha geç uykuya dalabilir.
Bu yüzden eşiniz cinsel ilişki sonrası hemen uykuya dalıyor diye, daha az sevildiğiniz hissine kapılmaktan vazgeçin.
önemli olan boyu mu? işlevi mi?
cinsel organ ameliyatı, cinsel organ anatomisi, cinsel organ bakımı, cinsel organ boyu, cinsel organ bozuklukları, cinsel organ büyüklüğü, cinsel organ büyüten bitkiler, cinsel organ büyütme, cinsel organ dövmeleri, cinsel organ eğriliği, cinsel organ estetiği, cinsel organı büyütme teknikleri
Önemli olanın penisin boyu değil işlevi olduğunu bilin
İçerisinde dikey ve süngere benzeyen dokularla spermlerin (meni-ersuyu) geçmekte olduğu erkeklik organına penis denir. Latince’de sözlük anlamı kuyruk olan penis, cinsel coşku ile birlikte süngerimsi dokulara kan pompanlanması ile sertleşip cinsel ilişkiye hazır duruma gelir. Penis sertleşirken uzar ve kalınlaşır.

Peki, ideal penis boyu nedir? Ergenlik dönemine gelmiş bir erkeğin penisinin ortalama uzunluğu 5-9 cm arasında değişir. Eğer penis sertleşme halindeyse uzunluk ortalama 14 cm’e çıkar. Erkeklerin penis boyu kişiden kişiye değişmekle birlikte 11-18 cm arası penislerin normal boyutlarda olduğunu söyleyebiliriz. Yaygın inanışlardan biri penis boyunun kişinin boyu ile veya derisinin rengi ile ilişkili olduğudur. Bu düşüncenin bilimsel bir dayanağı yoktur, zenci bir erkeğin penisi pek tabi beyaz bir erkeğin penisinden küçük olabilir.
Bazı durumlarda penisin sönük durumda iri olduğu gözlenirken sertleştiğinde daha büyük bir hale gelmeyebilir.
Erkekler arasında penislerin boyunun erkeklik güçleri ile yakından ilgili olduğu düşünülür ve çoğu erkek bu konuda takıntılı davranır, cinsel organlarını bir gurur kaynağı haline bile getirebilirler. Eğer daha önce farklı birinin cinsel organını gören bir kadının önünde soyunmuşlarsa bu onlar için büyük bir güç yarışıdır ve eğer kişinin penisi büyük değilse bu erkeğin neredeyse sonu demektir. Erkekler arasında cinsel kimlik ne yazık ki bu organın büyüklüğüyle ilişkilendirilmektedir.
Ancak düşünülenin aksine asıl önemli olan cinsel ilişki esnasında penisin boyutu değil sizin neler yapabildiklerinizdir. Erkek eğer cinsel ilişkiyi duygularıyla birleştirebiliyorsa kadınını yeterince mutlu edecektir. Daha uzun süre sert durumda olan ama küçük bir penis, sadece iri penisi olanlara karşı çok daha avantajlıdır (18 cm’den büyük olan penislerin cinsel ilişki esnasında kadına zevk vermediğini, acı yaşattığını unutmamak gerekir). Penisin hem ortalama ölçüde olmasının hem de uzun sürede sertleşme durumunda kalabilmesinin kimseye zararı yoktur.
Peki, eğer penis boyu normalin altındaysa? Ortalama büyüklüğün altındaki penis cinsel ilişki esnasında hem fiziksel hem psikolojik sorunlar meydana getirebilir. Ülkemizde normalin altında ebattaki penisler ameliyatla uzatılabilmekte hatta kalınlaştırılabilmektedir, ancak bu ameliyatların gerçekleştirilebilmesi için gerçekten operasyon yapmayı gerektirecek bir durumun söz konusu olması gerekir. Bu tip operasyonlar oldukça başarılı sonuçlar doğurabilirken pek bir sonuç alınamayan ameliyatlar da görülebilmektedir.
Günümüzde birçok yerde reklamı görülen penis büyütücü vakum pompaları vb. yöntemler tamamen uydurmadır, hiçbir işe yaramamaktadır. Hatta bu tip aletler kanı tutan kapakçılara ters yön vererek kişide sertleşme sorunu bile yaratabilir. Kullanılmasının herhangi bir fayda sağlamadığı gibi aksine bu gibi zararlı sonuçlar doğurur. Eğer penisiniz normal standartlarda ise onu büyütmek için daha fazla çabalamaya gerek yok, tek yapmanız gereken daha uzun sertleşme sağlamanın yollarını bulmak veya performansını geliştirmeye çalışmak.
eşcinsel olmak yada olmamak
Eşcinsel ameliyatı, eşcinsel arkadaş bulma, eşcinsel aşk, eşcinsel ilişki, eşcinsel ilişkiler, eşcinsel kadınlar, eşcinsel ne demek, eşcinsel nedir, eşcinsel resmi
EŞCİNSELLİK NEDİR?
Eşcinsellik bir insanın kendi cinsiyetinden olan başka birine ilgili duyması anlamına gelmektedir. Dünyada eşcinseller için yaygın olarak kullanılan homoseksüel kelimesinin Türk Dil Kurumunun Türkçe Sözlüğündeki anlamı; “cinsel arzularını aynı cinsiyetteki kişilerle yatıştırmak”tır. Eşcinsellik günümüzde cinsel terslik olarak tanımlanabilmekte, hem erkekte he kadında yaşanabilmektedir. Kişi eşcinsellikte kendi cinsinden olan kişiye sevgi ve cinsel ilişki arzusu ile yönelir.

Eşcinselliğin bir ruhsal bozukluk olduğu söylenebilir mi?
Eşcinselliğin ruhsal bir bozukluk olup olmadığının belirlenmesi için normal davranışın tarif edilmesi gerekir, çünkü bu insandan insana değişir. Genellikle yaşadığı çevrenin değer yargılarını benimseyen kimseler için bu gibi bir durum normal dışı olarak görülecektir. Anca aslında bu durumun anormal olup olmadığının en büyük ölçütü eşcinsel kişinin duygu dünyasının nasıl olduğudur. Kişinin ruhuna ve yapısına ters düşecek bile olsa eşcinsel faaliyetlerine devam etmek durumunda olmak bu kişinin duygu dünyasında depresif, sıkıntılı, gergin, yalnız ve huzursuz hissetmelerine neden olur. Eşcinsel dürtünün kontrol edilememesi nedeniyle eşcinselliğin ruhsal ve cinsel eğilim bozukluğu, cinsel kimlik anormalliği olduğunu söyleyebiliriz.
Eşcinsellik hakkında genel bilgiler
Ülkemizde eşcinsellik kelimesi insanlara travestileri, yürürken kırıtanlar erkekleri, ağır makyajlar yapan şarkıcıları, dar kıyafetler giyen erkekleri çağrıştırıyor. Bu durum kafalarda hep bir soru işaretinin oluşmasına neden oluyor.
Travesti ne demektir, eşcinsel ne demektir?
Eşcinsel kişinin kendi cinsinden birilerine ilgili duyan biri olduğunu söylemiştik. Biseksüel, hem erkeklere hem kadınlara ilgi duyarken lezbiyen sadece eşcinsel kadın, gay ise sadece eşcinsel erkek demektir. Heteroseksüel kişi sadece karşı cinse ilgi duyar. Travesti, kendi cinsiyetinden hoşnut olduğu halde karşı cinsi çağrıştıran kıyafetler giyen kişiyken transseksüel, cinsiyetinden hoşnut olmayıp karşı cinse geçiş yapmak isteyen hatta geçmiş olan kişidir. Homofobi kelimesi kişinin eşcinsellere yönelik korku hissi, nefret ve kaygı hissetmesi durumudur.
Ergenlik, eşcinselliğin en çok fark edildiği yaş
Bazı kişiler bir süre heteroseksüel bir cinsel yaşamın arifesinde eşcinsel eğilimlerini sonradan fark edebilir. Bazı kişiler bu eğilimlerini cinsel kimliklerinden utanarak bunu ömür boyu gizlemekte, düşünce ve duygularına göre hareket edememektedir. Bu insanlar toplumun negatif baskısı sebebiyle kendilerini heteroseksüel ilişkiler kurmaya zorlayarak bu arzularını bastırmaya çalışırlar. Sonraki yıllarda sıkça görülen, kişilerin sosyal, ekonomik anlamda kendilerine güven kazandıklarında hislerini eyleme daha rahat dönüştürebildikleri ve eğilimlerini ortaya koyabildikleridir.
Gerçek Eşcinsellik, Yalancı Eşcinsellik, Gizli Eşcinsellik
Açık eşcinsellik ve gizli eşcinsellik durumlarının birbirinden farklı olduklarını söylemeliyiz. Kişi bazı durumlarda her ne kadar toplumsal yargılardan ve baskılardan çekinse de uygun bir partner bulduğu zaman eşcinsel hislerini eyleme dönüştürebilir.
Eşcinselliğin 3 çeşidi vardır:
1. Gerçek eşcinsellik (Egosintonik Eşcinsellik):
Bu kişiler bütün dürtüleriyle, arzuları ve eğilimleriyle barışık, hislerinden ötürü suçluluk duymayan ve acı çekmeyen eşcinsellerdir.
2. Yalancı eşcinsellik (Egodistonik Eşcinsellik):
Eşcinsel arzularından, dürtülerinden ötürü suçluluk duyan, kendi içinde henüz uzlaşmamış, durumunu kabullenmek istemeyen eşcinsellerdir.
3. Gizli Eşcinsellik (Latent Eşcinsellik): Kişinin cinsel dürtüleri oldukça etkin bir durumdayken diğer tarafta yasak kabul edilen ve hoş karşılanmayan dürtüleri bilinçten uzaklaştırmaya çalışan bir kişilik söz konusudur. Bu tip bir içsel çatışma durumunda erkekler, abartılı erkekliğini ortaya koyma mücadalesi, homofobi, maço tavırlar, eşcinsellik düşmanlığı gibi farkında olunmayan savunma mekanizmaları geliştirebilir, kendilerinin eşcinsel olmadığını başkalarına kanıtlamak ihtiyacı duyabilirler.
Eşcinselliğin sebepleri
Eşcinsellik, kişilerin zor bir süreç yaşamasına neden olan ve günümüzde daha yaygın hale gelmesinin önlenmesi gerektiği bir durumdur. Genetik yatkınlık, hormon bozuklukları, çocukluk çağında sürekli şiddet görmek, taciz, tecavüz, çocukluk döneminde karşı cinsle yaşanan olumsuz bir deneyim, ailedeki sorunlar, aşırı otoriter bir baba, babadan yoksun olma, erken boşalma sorunu, iktidarsızlık, içine kapanıklık, aşırı duygusallık, vajinismus veya disparoni gibi cinsel sorunlar, erkeklerin kız gibi, kızların erkek gibi büyütülmesi, eşcinsel eğilimleri olan kişilerin örnek alınması, medyanın eşcinsellikle ilgili haberlerinin özendirici etkisi eşcinselliğin sebepleri arasında sayılabilir.
Eşcinsellikle ilgili mitlerimiz
Erkek olan eşcinsellerin kadınlığa özenmesi ve kadınları çağrıştıran hareketleriyle kolayca tanınması, eşcinsellerin erkek peşinde koştuğu, eşcinsellerin pasif cinsel ilişki kurduğu, anal seksin bu tip cinsel ilişkide kural olduğu, kişi evlenince durumun değişeceği ülkemizde yaygın mitler arasındadır.
Eşcinsel ilişkide aktif veya pasif gibi bir durum söz konusu değildir.
Ülkemiz, geleneksel görüşlere, manevi değerlere bağlı olduğu için eşcinselliği kabullenmeyen ülkeler grubuna yakındır. Türkiye’de her zaman kadınsı davranışlar içindeki erkekler tepki görür, çünkü cinsiyetler ülkemizde kesin çizgilerle birbirinden ayrılmıştır. Eşcinselliği aktif olarak yaşayanlar daha çok erkeksi özelliklerini ortaya koyuyor gibi görünmekte, pasif kişiler ise eşcinsel olarak tanımlanmaktadır. Bu bir kandırmacadır, eşcinsellikte aktiflik veya pasiflik diye bir kavram söz konusu değildir. Eğer kişi kendi cinsine ilgi duyuyorsa eşcinseldir.
cinsel oyunlarla cinsel hayatınızı renklendirin
cinsel oyunlar, cinsel oyunlar oyna, ön sevişme cinsellik, ön sevişme nasıl olmalı, ön sevişme ne kadar sürmeli, ön sevişme nedir, ön sevişme şekilleri, ön sevişme taktikleri, ön sevişme teknikleri video, ön sevişme yöntemleri, ön sevişmede erkeğin yapması gerekenler, ön sevişmede erkek, ön sevişmede kadın, ön sevişmede kadının yapması gerekenler, ön sevişmede neler yapılır, ön sevişmede yapılması gerekenler, resimli ön sevişme teknikleri
Cinsel Oyunlar
Erkek ve kadın vücutlarının cinsel ilişkiye hazır hale gelmesini sağlayan kişilerin duyduğu cinsel coşku veya cinsel uyarılmadır. Vücutta oluşan çok karmaşık değişikliklerle meydana gelirler.
Erkek ve kadının cinsel uyarılma reaksiyonları birbirinden farklılık gösterir. Kadının vajinasının nemlenmesi, dış ve iç dudakların (dış üreme organlarının) şişmesi, klitorisin iç dudaklar arasından görünür vaziyete gelmesi gözlemlenirken erkekler cinsel olarak uyarıldıklarında penisleri sertleşir ve dik bir hale gelir.

Açlık, susuzluk ve uyuma isteği duyulması gibi cinsel arzu da beyindeki duyguların kontrol edildiği merkezin uyarılmasıyla meydana gelir. Kişilerin çocukluk yaşlarında daha çok hareketsiz olan beyindeki cinsel merkezler, ergenlik döneminde hormonların ve androjen seviyesindeki artış ile harekete geçer ve böylece bir yetişkin cinselliği ister hale gelir.
Hem fiziksel hem psikolojik etkiler beyindeki cinsel merkezileri harekete geçirebilmektedir. Genellikle hasta, sıkıntılı, kaygılı, fazla alkol ve uyuşturucu madde tüketmiş, reddedilmiş ve incitilmiş, çöküntü halindeki insanlar cinsel arzu duyamazlar. Ancak eğer insan sağlıklı, huzurlu, keyifli, cinsellikte önyargısızsa ve birine âşık olmuşsa kendini normalden daha çok seksi hisseder ve daha çok cinsel istek duyar. Vücuttaki erojen bölgelerin ve cinsel organların uyarılması en önemli cinsel uyarılma nedenidir. Çoğunlukla her iki cinsin de fiziksel olmayan, psikolojik etkilerle, örneğin, resim, film, video gibi hayal ve düşüncelerin etkileriyle uyarıldığı durumlar görülebilmektedir.
Kadınların daha az cinsel istek duydukları düşüncesi doğru değildir ancak toplumsal şartlanmalarla daha farklı bir şekilde istek duyabilir ve heyecanlanabilirler. Cinsel dürtülerin miktarı yaşlara ve cinsiyetlere göre farklılık gösterebilir. Örneğin, genç yaştaki erkeklerin cinsel isteği genç kızlardan daha fazladır diyebiliriz. Erkeklerin yaşı ilerledikçe, gençlik dönemlerinden itibaren düzenli ve doyurucu bir cinsel hayatı olan kadınlarla dürtüler eşitlenir, hatta bu kadınlarda çoğu zaman erkekleri de geçebilir.
Erkekler ve kadınlar arasında cinsel duyarlılık farklılıkları göze çarpar. Erkekler günlük hayatlarında, yürürken, okurken, ofisinde çalışırken cinselliği düşünebilir, bu anlamda hayal güçleri daha hareketlidir. Aynı duruma olgun kadınlarda rastlanılabilir ancak yine de erkeklerden daha az karşılaşılır. Eşlerinin yanında olması, dokunma, okşama, sarılma kadınları daha çok heyecanlandırır.
Erkekler ve kadınlar arasında cinsel yönden bir diğer farklılık, erkekler, eşlerinden farklı kişilerle, arada sevgi olmadan da yaşadıkları ilişkiden zevk alabildikleri halde kadınlar için asıl olanın sevdiği insanla cinselliği yaşamasıdır. Çünkü kadınlar için asıl uyarıcı olan sevginin kendisidir, bu nedenle daha çok âşık oldukları, sevdikleri kişiyle cinselliği yaşarlar. Onlar için cinsel birleşme, sevgi ve güvenle geçirilmiş güzel bir günün tamamlanma şeklidir.
Haz İlkesi
Cinsel bilgiler içeren seks kitaplarında veya diğer yayınlarda cinsel birleşme üç aşamaya bölünmektedir.
Birinci aşama, ön oyunlar adı verilen, öpüşme, okşama vb. aşk oyunlarının gerçekleştiği aşamadır.
İkinci aşama, cinsel birleşmenin oluştuğu aşamadır. Çiftleşme adı verilir.
Üçüncü aşama, tarafların orgazm olduktan sonraki davranış ve tutumlarından oluşur. Son oyunlar adı verilir.
Aslında aşamaları bu şekilde birbirinden kesin çizgilerle ayırmak zor olabilir, çünkü her aşama arasında daha çok yumuşak geçişler görülür. Eğer eşler işyerinde, parkta ve ön sevişmenin yapılamayacağı diğer benzer yerlerde bulunuyorlarsa ön oyunlar aşaması atlanıp direkt cinsel birleşme de yaşanabilir. Ancak bu gibi durumlara da rastlansa da aşamalar arasındaki geçişler çok yumuşak da olsa cinsel ilişkinin 3 aşamadan meydana geldiğini kabul etmeliyiz.
Freud ve geliştirdiği psikanaliz teorisine göre kişiler cinsel ilişki ile iki türlü haz almaktadır:
1. Ön haz; kişilerin birbirlerine temasıyla, ilişkinin başlangıç aşamasında yaşamış olduğu gerilimle birlikte almış olduğu hazdır.
2. Son haz; boşalmayla birlikte yani doyuma ulaşılmasıyla alınan hazdır.
Freud’a göre bebek ve çocuklarda cinsel zevk, henüz gelişmemiş olan cinsel organlarının dışında kalan ağız, makat, cilt yüzeyi gibi diğer erojen bölgelerden alınır. Freud, kişilerin öpüşme, kucaklaşma, sarılma gibi haz veren eylemlerinin bu nedenle çocukluk dönemlerinden kalma uzantılar olduğunu savunur. Çocuklar büyüdükçe gerçek haz kaynağı olan cinsel organları da gelişir ve bu kez o güne kadar erojen bölgeler olan diğer bölgeleri kendine bağımlı kılar. Diğer erojen bögeler artık ikincil haz kaynağı olarak görevlerini sürdürürler. Freud ayrıca, ön hazzı veren erojen bölgelerinin asıl görevinin cinsel gerilimi artırarak kişinin bu gerilim sonucunda orgazma yani cinsel doyuma kavuşması olduğu ifade etmektedir. Ancak bu ifadenin Freud’un savunduğu diğer konularla çeliştiğini gösterir. Haz ve acı ikilemi, insanların hayatlarının ilk yıllarında gerilimden uzak durmaya çalıştıklarını göstermektedir. Cinsel ilişki esnasında oluşan gerilimin insan hayatındaki diğer gerilim türlerinden çok farklı söyleyen Freud kendince konuya açıklık getirmektedir.
Freud’un düştüğü bu çelişkiyi yine Freud’un yetiştirdiği öğrencilerinden Wilhem Reich çözüyor. Reich’e göre cinsel birleşme yaşanmadan önce oynan aşk oyunları esnasında gittikçe artan bir gerilim meydana gelir, eğer bu gerilimin sonrasında boşalma olmazsa her gerilim durumunda olduğu gibi bu gerilimin de sıkıntı ve acı vereceği açıktır. Ancak, cinsel birleşme esnasında artan gerilime, sonunda oluşturacağı doyumun beklentisi daha ağır basacaktır ve böylece cinsel coşku daha da artacaktır.
Doyuma ulaşma sonunda ortaya çıkan hazzın büyüklüğünün ön oyunlar neticesinde cinsel bölgelerde ortaya çıkan gerilimin büyüklüğü oranında geliştiğini savunan Reich, yoğun uyarılma ve gerilim neticesinde doyuma ulaşıldıktan sonra yaşanan düşüş ne kadar keskinse alınan hazzın da o kadar büyük olduğunu düşünmektedir. Bu nedenle ön oyunlar cinsel birleşmede gereksiz ve sonradan eklenen birtakım detaylar değil, doyuruculuğu ve hazzı artıran önemli bir aşamadır.
Ön oyunlar
Cinsellik anlamında insanlar oluşan özgürlük ve açıklık ortamıyla bu gibi konularda daha kolay bilgilenebiliyorlar. 1960’lı yıllarda cinsellikle ilgili detaylı bilgiler veren birçok kitap en çok satanlar listelerine bile girdi. MS. 100-400 yılları arasında ortaya çıktığı düşünülen Kama Sutra gibi eski klasikler, seks yayınları cinsel yaşamın da daha çok bilgi edinilerek şekillendirilebilecek bir sanat olduğunu düşündürmeye başlamıştı.
Sevişme de duyarlılık, yetenek, hayal gücü ve duyarlılık gerektirdiği için bir sanat, bir teknik olarak düşünülebilir. Nasıl bir sanatçı kendini işine dikkatle veriyorsa insanlar da kendisini sevişmeye verirse hem kendisine hem eşine çok daha büyük hazlar yaşatabilir. Zamanla diğer tüm teknik ve sanatlar gibi aşk teknikleri de gelişmeye uğrayabilir.
Unutulmamalıdır ki, kişinin tüm tekniklere hâkim olması, seks yayınlarındaki, örneğin, Legman’ın Oragenitalism kitabındaki 3780 tekniği ezbere biliyor ve uyguluyor olması, iyi sevişmesi cinsel uzman olduğu anlamına gelmez. Sanatta da yalnızca tekniklerin uygulandığı, insani bir boyut ve sanatkârların kendine özgü üsluplarının yer almadığı yapıtlar insana tat vermeyecektir. Bir sanat olarak nitelendirdiğimizi cinsel birleşme esnasında kişi isterse bildiği tüm iyi teknikleri uygulasın ilişkinin tekdüzelikten kurtulmasını sağlayamayabilir. Bir cinsel ilişkinin mükemmel olabilmesi, iki tarafı da mutlu edebilmesi için eşlerin birbirine karşı güven yaratması, ruhsal durumlarına, arzu ve tepkilerine duyarlı olması gerekmektedir, uyum ve her ikisinin de sevişmeye aynı ölçüde katılması sağlanmalıdır.
Karşı cinsi, yani kadınları gerçekten de sevdiğini belirten herkesin bildiği âşık Kazanova’nın bütün kadınlara arkadaş gözüyle baktığını söylemesi önemli ve hoş bir detaydır. Günümüzde bunun tam tersine sevişme karşı cinse yapılan bir savaşma alanı, meydan okuma fırsatı olarak da kullanılabilmektedir. Bu cinsel ilişkilerde çoğunlukla bencilliğin hâkim olduğunu ve fetih duygusunun bulunduğunu gözler önüne sermektedir ki böyle bir ilişki kişiler arası beklentileri zedeler, eşte hayal kırıklığı yaratabilir. Bu nedenle bu tip hırslarla gerçekleştirilen sevişme tarzından uzak durmaya çalışın.
Günümüzde birçok yolla hakkında bilgi edinilebilen cinsel tekniklere eşlerin cinsel hayatına farklılık getiren ve monotonlaşmayı önleyen yöntemler olarak bakılmalıdır. Bu cinsel teknikler ve oyunlar sayesinde eşler birbirlerinin ilişki esnasında neden hoşlanıp neden hoşlanmadıklarını anlayabilir, önyargılarını ve tutukluklarından kurtulmalarını sağlar. Cinsel teknikler, kişilerin daha önce tadılmamış hazları yaşamalarına, ortaya çıkmamış eğilimlerini açığa çıkarmalarına yardımcı olur. Yalnız, bu tekniklere gereğinden fazla önem vermemek ve abartmaktan uzak durmak gerekir. Dr. Alex Comfort’un yazarı olduğu seks hakkında bilgiler veren kitap Aşk Sevinci: Sevişmenin Yemek Kitabı’nda konusunda en beğenilen kitaptır. Bu nedenle aşırıya kaçmamak suretiyle cinsel tekniklere bir yemek listesi gibi bakılabilir. Kişilerin bu gibi teknikleri öğrenmesi, kişilerin yaş, kilo, boy ve sağlık durumlarına göre kendilerine farklı hazlar keşfetmesine yardımcı olabilir. Sonuçta kimsenin erojen bölgeleri diğerlerinin aynısı olmayabilir, kişiye özgü farklı tekniklerin uygulanması kişilerin daha önce hiç tatmadıkları hazzı tatmalarını sağlayabilir.
Bazı çiftler cinsel hayatın farklılıklarını yaşamaya çalışmadan ilişkilerini sonlandırabilirler. Tamam, yeni bir cinsel tekniğin öğrenilmesi bitmiş bir aşkı yeniden alevlendirmeyebilir ancak ilişkideki tahammülsüzlüğü ortadan kaldırabilir, cinsel hayata farklılık ve canlılık getirebilir. Çiftler yapacakları araştırmalarla veya kişisel deneyimleriyle öğrenebilecekleri ile aşk oyunlarını güncel tutmalı ve yenileyebilmelidir. Bir insanın oral seksi 50 yaşında fark etmiş olması geç kalındığı anlamına gelmez, çünkü bunun heyecanı 17 yaşındaki birinin öpüşme esnasında dilini kullanmayı öğrenen birinin yaşadığı heyecanla aynıdır. Aşkınızdaki alışkanlıkların kemikleşmesine, ilişkinizin tekdüzeleşmesine izin vermeyin, hayatınıza canlılık katmak her zaman sizin elinizde olan bir şey.
Eşler birbirilerinin erojen bölgelerini tanımalı ve bunları uyarmaktan kaçınmamalıdır. Cinsel birleşme esnasında kişiler birbiri ardına veya aynı anda uyanırlar. Eğer kişiler birbirlerinin hissettiklerine karşı duyarlıysa, verilen tepkiler karşıdakini yeterince tanıdığı için doğru yorumlanabiliyorsa coşkular birbirlerine neredeyse denk gelişecek ve eşler ya birbirine ardına ya da eşzamanlı doyuma ulaşabileceklerdir.
mutlu bir cinsel yaşam ve orgazm için tavsiyeler
erkeklerin kadınlarda aradığı özellikler, erkeklerin kadınlardan beklentileri, kadınların erkeklerde aradığı özellikler, kadınların erkeklerden beklentileri, mutlu bir beraberlik için yapılması gerekenler, mutlu bir cinsel yaşam için öneriler, mutlu bir cinsel yaşam için yapılması gerekenler, mutlu bir evlilik için yapılması gerekenler, mutlu cinsel hayat, mutlu cinsel ilişki, mutlu cinsel yaşam, mutlu cinsellik nasıl olur
ERKEKTEN KADINA
Cinsel ilişki esnasında erkeklerin yaptığı genel hata kendi duyarlılıkları cinsel organlarında toplanmış olduğundan sevişme esnasında kadının tüm vücudunun erojen bölge haline geldiğinin farkına varamamalarıdır. Kadın henüz cinsel birleşme için heyacan ve istek duymaya başlamamışsa erkeğin onun cinsel organını veya göğüslerini okşaması, uyarması, kadın için pek bir anlam ifade etmeyecek, onu doruk noktasına çıkarmayacaktır. Erkeğin burada yapması gereken şey, öncelikle kadındaki cinsel heyecanı yaratmak olmalıdır. Kadınların cinsel heyacanı bir anda değil yavaş yavaş artış gösterir. Erkeğin hafif temasları, okşaması ve onla öpüşmesi onda heyacanın oluşmasını sağlayabilir. Erkek hemen başlangıçta en temel erojen bölgeleri (cinsel organlar ve göğüsler) uyarmaya çalışmamalıdır. İlk yapılması gereken ikincil erojen bölgeler olan yüzün, boynun, kolların, sırtın, belkemiğinin, kalçaların, ayakların uyarılmasıdır.

Dudaklar çok duyarlı bölgeler olduğu için kadınların uyarılmasında önemli olan dudakların ağır ağır başlanıp yavaş yavaş temponun artırılarak öpülmesidir. Bu teknik kadınları rahatlatır ve kendini cinsel birleşmeye hazır hissetmeye başlamasını sağlar. Bunun kesin bir olmadığını da belirtmemiz gerekir. Birçok kadın yüz, boyun, göğüs sıralamasının uyarılmasından hoşlanır, ancak Penthouse magazinin cinsel danışmanı, Süper Seks kitabının yazarı tecrübeli fahişe Xaviera de Hollander ise ayaklardan başlanan ve yavaş yavaş yukarı çıkan bir uyarılmanın çok daha heyecanlandırıcı olduğunu ifade etmektedir. Bunu erkeğin deneyerek keşfetmesi ve zaman zaman eşine farklı teknikleri de yaşatması yerinde olur.
Göğüsler kolaylıkla uyarılabildikleri gibi kolaylıkla da incinebilirler, bu onların duyarlı olmalarından kaynaklanır. Erkek bu konuya özen göstermelidir. Unutulmaması gereken, kadınları uyarırken dokunma, öpme ve okşamaların yavaş başlaması gerektiği, basıncın yavaş yavaş artırılmasıdır. Göğüslerin uyarıldığı organların dirileşmesinden ve sertleşmesinden anlaşılabilir, bu durumda erkek daha kuvvetli ve güçlü bir basınç uygulayabilir. Kuvvetli basınçtan kastımız asla kabalık değildir, erkeğin bunun ayrımında olması gerekir. Isırma da aşk oyunlarında kullanılabilir ve bu kişilerin coşkusunun artmasında olumlu bir etki yaratabilir. Burada dikkat edilmesi gereken nokta bu tip acı verici uygulamaların daha çok vücudun sert bölgelerinde, yani sırtta, bacaklarda, kalçalarda, omuzlarda uygulanmasının daha yerinde olacağıdır. Dölyolunun nemlenmesi, dölyolu dudaklarının şişmesi kadınların yeterince uyarıldığını gösterir. Erkeğin kadının cinsel organına yönelmeden önce bu alanı okşaması ve ovması kadının hoşuna gidecektir, özellikle klitorisin hemen uyarılmasına geçilmemelidir. Klitoris kuru iken okşandığında kadın acı hissedecektir, bu nedenle dölyolu ağzı öncelikle nemlenmelidir. Erkek, kadının yeterince uyarılmadığı durumda tükürük vb bir sıvının da yardımını alabilir.
Erkek cinsel temastan önce kadının dölyolu ağzını ve klitorisini parmaklarıyla uyarırsa kadındaki cinsel haz artacaktır. Bunu yapmak için erkeğin tüm avuçla ovması, sonra yukarı konumda kalarak orta parmağıyla veya iki parmağıyla birden dölyolunu uyarması gerekir.
Bazı kişiler bu gibi durumlarda parmakların ve ellerin yerini dilin de alabildiğini ifade eder. Ağzın kişinin cinsel organıyla temas etmesi bir kuralın delinmesi hissi verdiği için en heyecan verici oyunlardandır. Hayvani bir cinsellik ve şefkatin olduğu bir yaklaşımı içermesi, bu yöntemin her iki tarafın beklentilerini karşılanmasını sağlar. Erkeğin kadının vücudunu öpmesi, ardından cinsel bölgesine yönelerek dış ve iç dudakları ile klitorisi diliyle uyarması ve klitorise en kuvvetli dil darbeleriyle girmek kadının cinsel birleşme esnasında almış olduğu hazdan sonra en büyük hazzı tatmasını sağlar.
KADINDAN ERKEĞE
Erkeklerin kadınlara göre görsel öğelerle daha kolay uyarıldıklarını unutmamak gerekir. Erkekleri baştan çıkarabilecek giysiler ve davranışlar, yarı giyinik olma durumu veya tamamen çıplak olma, cinsel bölgelerin aniden açılması ve bu gibi tahrik edici durumlar erkeği oldukça fazla etkiler. Kadınların cinsel hislerini paylaşması kadın için ne kadar önemliyse erkek için de o oranda önemlidir. Bazı erkeklerin penis boyutlarıyla ilgili kompleks yaptıkları görülebilir. Bu gibi bir durumda kadının erkeğin cinsel organıyla ilgili söyleyeceği hoş sözleri erkeğin rahatlamasına ve kendine güvenmesine neden olur ve bunun etkisinin ön oyunlara yansımasıyla her iki tarafın da alacağı haz artmış olur. Kadınların aksine erkeklerin cinsel dürtüleri çoğunlukla cinsel organları bölgesindedir, bu nedenle kadının tüm dikkatini erkeğin cinsel bölgesine vermesi erkeğin cinsel doyuma ulaşmasını kolaylaştıracaktır. Başlangıçtaki cinsel organın hafifçe okşanması ve uyarılmasının yerini çok zaman geçmeden daha kuvvetli bir uyarmanın alması gerekir. Kadının erkeğin nasıl uyarabileceğini anlaşılması denemelerle ortaya çıkar. Eğer bu gibi bir durum oluşmamışsa erkek de kadına nasıl uyarıldığını gösterebilmektedir. Eşinin penisini bütün avucuyla ve büyük bir basınçla sıkan kadın çoğunlukla erkeklerin pek de hoş bulmadığı bir yöntemi uygulamış olacaktır. Kadın eğer penisi önce hafif ardından kuvvetlice bastırarak uyarırsa erkek için bu durum çok zevkli olabilir. Kadının bunu yaparken erbezlerini tahrip etmemesi gerekmektedir.
Hem erkek hem kadın için coşku artırıcı bir diğer yöntem de kadının ayağıyla eşinin penisini uyarmasıdır. Bunun sonrasında erkeğin kadını görebileceği şekilde durmak ve iki elini birden kullanmak erkeği uyaracaktır. Penis kökünün bir elle kavranarak erkek kasığına doğru basınç uygulanması, diğer elle de penisin başını sıkması veya her iki elle de penisi ovması erkeğe haz verecektir. Kadının göğüsleri arasına penisini sıkıştırmaktan ve sürtmekten keyif alan bazı erkeklerin o anda boşalmaması için kadının penisin kökündeki idrar kanalının olduğu bölgeyi sıkıca kavraması gerekir.
Kadın erkeğin bu bölgelerini eliyle değil ağzıyla da gerçekleştirebilir. Çoğu evli erkek eşinden istemekten çekindiği fellasyo arzusunu para karşılığı birlikte olduğu fahişeden bekleyebilir. Penisin erkek için son derece duyarlı ve esnek bir yapısının olması erkeğin bu şekilde hissedeceği coşkuyu ve alacağı hazzı artırır. Kadın isterse bunu yaparken dilini de kullanabilmektedir.
kadınlarda g noktası
kadın sekse nasıl davet edilir, kadın sevişirken ne hisseder, kadın sevişirken ne yapmalı, kadın sevişirken nelerden hoşlanır, kadın zevk aldığı yerler, kadın zevk alma, kadın zevk noktaları, kadınlarda aşırı cinsel istek, kadınlarda boşalamama tedavisi, kadınlarda cinsel istek nasıl arttırılır, kadınlarda erken boşalamama, kadınlarda g noktaları, kadınlarda g noktası, kadınlarda g noktası nerede
G NOKTASI
Grafenberg tarafından keşfedilen ancak ismini 1982’de Alice Kahn Nadas’ın verdiği G noktası “G point” olarak da anılır. Yaygın inanış G noktasının kadının orgazm olması için uyarılması gereken nokta olduğu yönündedir. G noktası çok çabuk ve çok kolay bir şekilde uyarılabilmektedir.
G noktasının yeri
Özellikle erkekler bir kadında G noktasının nerde olduğunu çok sık sormaktadır ve merak etmektedir. Ön vajina duvarında, vajina girişinden 4 cm kadar ileride prostat bezine dokunulabilen saat 12 yönündeki yer G noktasıdır.

Vajinanın ön duvarının arkasındaki Skene bezleri uyarılmayı sağlar ve böylece PDE5 proteini salgılanmaya başlar. Eğer G noktası uyarılırsa kadında idrara çıkma isteği oluşabilir, kadınlar orgazm için bir süre bu isteği bastırmaya gayret etmek durumunda kalabilir.
G noktasının her kadında olduğunu söylemek doğru olmaz, her kadının erojen bölgeleri birbirinden farklı olabilmektedir.
G noktasıyla ilgili herhangi bir bilimsel çalışma gerçekleştirilmiş midir?
İtalya kökenli L’aquile Üniversitesine göre G noktası her kadında bulunmamaktadır. Vajina orgazmı olduğunu söyleyen dokuz kadın ve vajina orgazmı yaşamadığını söyleyen on bir kadın üzerinde bir araştırma yapıldı. Vajinası ile idrar yolu arasında kalan ayrım duvarı daha geniş olan kadınlarda vajinal orgazm gerçekleştiği belirlendi. Bu durum g noktası için kanıt olarak kabul edilirken kalın dokuya sahip olmayan kadınların vajina orgazmı olma ihtimalinin olmadığını ortaya koymuş oldu. Bu kadınlar bu nedenle sadece klitorislerinden uyarılarak orgazm yaşayabilmektedir.
Seks Oyuncakları
aşk oyuncakları, cinsel hayatı canlandırmak, cinsel hayatı renklendirmenin yolları, cinsel hayatınızı renklendirin, cinsel yaşam bilgileri, cinsel yaşam cinsel yaşam pozisyonları, cinsel yaşam hakkında herşey, cinsel yaşam kılavuzu, cinsel yaşam rehberi, cinsel yaşam ürünleri, fantazi aletleri, fantazi oyuncakları, fantazi ürünleri, fantezi oyuncakları, fantezi ürünleri
Seks oyuncakları
Hayatımızda seks dâhil olmak üzere zamanla alışılan her şey gittikçe daha az zevk vermeye başlar. Kişilerin vakitlerini çoğunlukla birlikte geçirmeleri veya çok sık görüşmeleri bile cinsel hayatlarını monotonlaştırmaya yetebilir.
Cinsel hayatınızda monotonluğun önüne geçmek istiyorsanız birbirinden farklı seks pozisyonlarını deneyin. Bu gibi değişiklikler sorununuza çare olabilir.

Eski heyecanlı ve romantik günlerinize geri dönmeye çalışın. Eskiden yaratmak için çabaladığınız romantik ortamı şimdi yine yaratın. Kadınlar bu konuda daha istekli ve mücadelecidir ancak erkek tarafı için bunlar gereksiz birtakım detaylardır. Hâlbuki ilk günlerde bu gibi ortamlar yaratmak erkek için de ne kadar önemlidir.
Eğer cinsel hayatınızda farklılık yaşamak ve farklı tatlar almak istiyorsanız size seks oyuncaklarını önerilir. Günümüzde en çok vibratörler ve dildorlarla adından söz ettiren seks oyuncakları hem cinsel hayatınızdan zevk almayı, hem değişikliği, hem artan bir cinsel performansı beraberinde getirir. Günümüzde kullanım alanları farklı çok çeşitli seks oyuncakları vardır, ancak hepsi tek bir ortak amaca yöneliktir: cinsel hayatta farklılık ve daha çok zevk almak, renkli bir cinsel hayat. Bu tür cinsel seks oyuncakları genellikle internet üzerinden sipariş edilir.
Vibratör
Çoğunlukla kadınlar için üretimi yapılan vibratörlerin ender de olsa erkekler için yapılmış olanına rastlanır. Vibratörler penis şeklinde seks oyuncaklarıdır. Bazı vibratörlerin yüzeyi pürüzsüzdür, bazılarının yüzeyinde ufak şişlikler mevcuttur. Titreşimli bir seks oyuncağıdır. Yaydığı titreşimler insanların, özellikle kadınların cinsel yönden uyarılmasına ve zevk almasına yardımcı olur. Vibratörlerin hem mastürbasyon esnasında hem de cinsel ilişki sırasında kullanıldığı bilinmektedir. Vibratörler elektrik veya pille çalışan aletler olarak üretilirler.
Dildo
Dildolar yalnızca manuel olarak kullanılan suni penislerdir. Kadınların, erkeklerin ve lezbiyenlerin de kullandığı dildoları impotans problemiyle karşı karşıya olan erkeklerin kullanımı önerilmektedir.
Kullanılmakta Olan Diğer Seks Oyuncakları
Anal Vibratör
Anal seks öncesinde rektuma takılarak o bölgedeki kasları gevşetmek ve rahatlatmak için kullanılan seks oyuncaklarıdır. Görevi anal sekse hazırlık için kullanılmasıdır.
Özel Komdom-Klitoris Uyarıcı-Gıdıklayıcı
Özel komdom, klitoris uyarıcı ve gıdıklayıcı aynı ürünün değişik parçaları olup kadınlar için üretilmektedir. Görevleri penise takılarak kadını çok daha fazla uyarmalarıdır.
Özel komdomlar, penise takılarak küçük ve kısa penislerin kalın veya daha uzun hale gelmesini sağlarlar. Günümüzde uzmanlar alınan zevkle penis büyüklüğünün ilgisi olmadığı ifade etse bildiğimiz üzere gerçek bu değildir, büyük penisler daha fazla haz verir.
Klitoris Uyarıcılar, penise takılırlar, etrafında düğmeler ve şişlikler bulunan, plastikten yapılmış, daire biçiminde bir seks oyuncağıdır. Bayanlar seks esnasında penisin klitorise temas etmemesinden şikâyetçidir, bu aletin klitoris değme özelliği vardır ve bu şekilde kadını uyararak orgazm yaşamasını sağlar.
Gıdıklayıcılar, çevresinde parmak gibi değişik uzantıları olan, kauçuk maddesinden yapılan bir seks oyuncağıdır. Seks sırasında kadını uyarmakla görevlidir.
Şişme seks kadın veya erkekler
Ses kutularıyla da alınabilen şişme seks kadın veya erkek görünümlüdür. Gerçek kadın veya erkek boyutlarında üretilmektilirler.
Önemli: Seks oyuncaklarını birden fazla kişiyle kullanmanız AIDS vb. cinsel yolla bulaşan hastalıkların size bulaşmasına sebep olabilir. Bu yüzden aldığınız yâda alacağınız seks oyuncaklarını asla ikinci bir kişiyle paylaşmayınız.
Hamilelikte Cinsellik Yaşam
hamilelik cinsel ilişki, hamilelik cinsel ilişkiden kaç gün sonra belli olur, hamilelik cinsel isteksizlik, hamilelik cinsel yaşam, hamilelikte cinsel ilişki, hamilelikte cinsel ilişki bebeğe zarar verir mi, hamilelikte cinsel ilişki caiz mi, hamilelikte cinsel ilişki günah mı, hamilelikte cinsel ilişki nasıl olmalı, hamilelikte cinsel ilişki ne zaman bitmeli, hamilelikte cinsel ilişki pozisyonları, hamilelikte cinsel ilişki sıklığı, hamilelikte cinsel ilişki sonrası kanama
HAMİLELİKTE CİNSELLİK
Çiftler arasında cinsel yaşamın belli sınırlarla yaşandığı hamilelik dönemi, kadınların en çok aldatılma korkusu yaşadığı dönemdir.
Eğer hamile bayanlar cinsel ilişkiye girerse çocuk bundan olumsuz etkilenir mi?
Bebeğin anne karnında bulunduğu yer onu ortamdan ayıran bir organ ve bu organın giriş kısmında mukus tıkacı bulunur, bu da bebeğin güvende olmasını sağlar. Eğer bu organın yapısında herhangi bir olumsuzluk yoksa bebek cinsel ilişkiden etkilenmeyecektir.

Hamile bayanlar hamilelik dönemlerinin ikinci üç ayında cinsel ilişkiye girebilirler mi?
Eğer rahim ağzına yapılan cerrahi müdahaleler, rahim ağzı yetmezliği, plasenta sorunları, çoğul gebelikler, erken doğum tehlikesi gibi durumlar söz konusu değilse cinsel ilişkinin önüne geçilmesi gerekmez. Eğer kişide rahim boyunun kısalması, vajinal enfeksiyonların gözlenmesi, vajinismus sorunları varsa cinsel ilişkiye girmeden önce doktorun önerileri dikkate alınmalıdır.
Eğer eş, cinsel yolla bulaşan bir hastalığa yakalanmış ise bebeğin bundan etkilenme ihtimali var mıdır?
Bu gibi bir durumda bulaşıcı hastalığın niteliği ve gebelik haftası önemlidir. Gebeliğin farklı zamanlarında hastalıkların bulaşıcılıkları daha önemli olabilmektedir. Eğer bu gibi bir hastalık hamile kişiye bulaşırsa bebekte ciddi sorunlar ortaya çıkarabilir. Bazı kolay bulaşabilen hastalıkların bebeklere etkisi de daha az olabilmektedir. Önemli olan bebeğin bu tip bir hastalıktan ne kadar etkilenebileceğinin tespit edilmesidir.
Hamileliğin ileriki safhalarında olması gereken cinsel pozisyon nasıldır?
Hamilelikte önemli olan cinsel ilişki esnasında çocuğun üzerine ağırlık bindirmeyecek pozisyonların tercih edilmesidir. Zorlayan ve ters hareketlere neden olan durumlardan özellikle kaçınılmalıdır. Gebeliğin ileri aşamalarında kadının altta bulunduğu pozisyonun tercih edilmesi birtakım rahatsızlıklara sebep olabilir ve bebeği etkileyebilir.
Hamilelik döneminde erkek kadın içine boşalabilir mi?
Bu durum çok tercih edilmemelidir, çünkü spermde bulunan birtakım maddeler rahim ağzının genişlemesine yol açmaktadır, prezervatif kullanımı bu sorunu ortadan kaldırır.
Eğer eşler hamileliğin altıncı ayından sonra ilişkiye girerse erken doğum riski ortaya çıkar mı?
Eğer yukarıda bahsedilen risk faktörleri bulunmuyorsa erken doğum riskiyle karşı karşıya kalınmaz.
Hamilelikte ne zamana kadar cinsellik ilişkiye girilebilir?
Eğer risk faktörleri yoksa ve doktor tavsiyelerine uyulabiliyorsa doğum aşamasına kadar cinsel ilişkiye girilebilir.
Mastürbasyon ve Kadın
kadın cinsellikte ne ister, kadın cinsellikten nasıl zevk alır, kadın ereksiyonu, kadın orgazm belirtileri, kadın orgazm pozisyonları, kadın orgazm teknikleri, kadın orgazmı nasıl olur, kadınlar orgazm olmak için ne yapmalı, kadınlarda orgazm olamama nedenleri
MASTÜRBASYONUNUN KADIN HAYATINDAKİ YERİ
Önceleri kadının cinselliğe gereksinim duymadığına inanılır ve kadınların mastürbasyon yapmadığı düşünülürdü. Ancak kadınlar ve hatta çocuklar bedenlerini anlamaya çalışırken kaza yoluyla mastürbasyonu keşfedebilmektedir. Bu şekilde kişiler cinsel partnerle cinselliği yaşarken nelerin ona zevk verip vermediğini daha kolay anlayabilmektedir.
Eğer mastürbasyon yapmaya utanıyorsanız cinsel bilgiler içeren resimli kitaplarla cinsel bölgeler hakkında bilgi edinilmesi önemlidir. Cinsel bölgenize dokunmanız, bu bölgenizi okşamanız nasıl hisler duyduğunuzu anlamanıza yardımcı olur. Yanınızda bir sevgiliniz olduğunu hayal edin, klitoris ve vajina bölgenizi okşayın, bu bölgenizin şişmesini ve ıslanmasını hissetmeye çalışın.

Kadınların mastürbasyon yapmasında bir sakınca var mıdır?
Eğer mastürbasyonu cinsel bir partnere tercih ediyorsanız veya mastürbasyon yapmayı abartıyorsanız bu durum sakıncalı olabilir. Eğer kadının hayatında bir partneri yoksa mastürbasyonun bir ihtiyaç olduğu söylenebilir. Yapılan mastürbasyonun kişinin cinsel hayatını ve sosyal seviyesini etkilememelidir.
Kadınlar nasıl mastürbasyon yapar?
Kadın ve erkek mastürbasyonu birbirinden farklılık gösterir. Kadınlar için hayal kurma önemlidir, kişinin yalnızca göğüslerini okşaması bile mastürbasyon için yeterli olabilir. Kasıklarda hissedilen sıcaklıkla kadın klitorise dokunmak ister, eğer kişi daha önce cinsel ilişkiye girmişse vajina bölgesinde daha çok zevk almak için doldurulması gereken bir boşluk hisseder ve buraya basınç uygulamak ister, böyle bir durum cinsel ilişki yaşamamış kişilerde söz konusu değildir.
Genç kızlar nasıl mastürbasyon yapar?
Vajinayı okşayarak, bacakları açıp kapayarak, bir şeylere sürtünerek, banyoda tazyikli su vajinaya tutularak genç kızların mastürbasyon yapması mümkündür.

