Eğitim | Sohbet Video Sinema ucretsiz indir izle- her10.com



kpss puanlarının anlamı

11 AÄŸustos 2010 Yazan admin  
Kategori EÄŸitim

kpss puan hesaplama, kpss puanları kaç yıl geçerli, kpss puanları ne demek, kpss puanları öğrenme, kpss yerleştirme sonuçları

2010 yılı KPSS ( Kamu Personeli Seçme Sınavı ) sonuçları 11.08.2010 günü açıklandı. Sınava giren tüm arkadaşlara hayırlı olmasını diliyoruz. Açıklanan puan tablosunda 4 tane puan gördüğünüzde şaşırmış olmalısınız. Bunların anlamı şu şekilde.

KPSSP1 ( kamu kurumunun müfettiş, uzman, denetmen veya kontrolör yardımcılığı başvurularında kullanılacak puandır )

KPSSP2 ( Lise mezunlarının yerleştirmesine kullanılan puandır )

KPSSP3 ( Memur atamalarında dikkate alanacak puandır )

KPSSP10 ( Öğretmen atamalarında kullanılacak puandır )

AÖF Bütünleme sınavından nasıl geçilir?

24 Temmuz 2010 Yazan GULSAH  
Kategori EÄŸitim

 

aöf, aöf adres değişikliği, aöf ara sınav sonuçları, aöf bölümler, aöf bölümleri, aöf büro, aöf büro telefonları, aöf büro web, aöf bütünleme sınav soruları, aöf bütünleme sınav tarihleri, aöf bütünleme sınav tarihleri 2010, aöf bütünleme sonuçları, aöf çıkan sorular, aöf çıkmış sorular, aöf deneme sınavları, aöf ders geçme not çizelgesi, aöf ders geçme notları, aöf ders geçme notu kaç, aöf ders geçme taktikleri, aöf ders kodları, aöf ders notları, aöf dersleri, aöf dikey geçiş, aöf sınav sonuçları

 

AÖF Bütünleme sınavından nasıl geçilir?

2010 AÖF bütünleme sınavı eylül ayının ilk hafta sonu yani 4-5 Eylül cumartesi-Pazar 2010 tarihlerinde yapılacak.

Peki, 2010 AÖF bütünleme sınavına kalan öğrenciler, kaldıkları derslerden başarılı olmak için nasıl bir çalışma sitemi izlemeliler.

  • Öncelikle kaç dersten bütünlemeye kalmış olursanız olun panik yapmayın. Çünkü her ÅŸeyden önce seçmeli bir sınav bu büyük bir avantaj.

 

  • Sınav hazırlığına baÅŸlarken bütünlemeye kaldığınız derslerin son beÅŸ yılının çıkmış vize, final ve bütünleme sorularını temin edin. Bu çıkmış soruları internetten AÖF’ ün kendi resmi sitesinden takip edebileceÄŸiniz gibi, bazı yayın evlerinin kitap olarak basımlarını da satın alabilirsiniz. ÖrneÄŸin Egem yayınları AÖF son beÅŸ yılın çıkmış vize, final, bütünleme sorularını bir kitap halinde satıyor, fiyatı da gayet ucuz 10 TL. Son 5 yılın çıkmış sorularını temin ettikten sonra, bunları mümkün olduÄŸunca anlayarak ezberleyin. Bunu baÅŸardığınız takdirde her 30 soruluk dersin en az 10 tanesini banko yapacaksınız zaten. Çünkü kitap içeriklerinde yıllardır fazla bir deÄŸiÅŸme olmadığı için sorular genelde aynı veya birbirine çok yakın çıkar.

 

 

  • Sayısal ağırlıklı derslerin formüllerini mutlaka ayrı bir kâğıda not alın ve odanızın en görülen yerine asın mutlaka her gün sayısal cıkmış sorularını tekrar tekrar çözün.

 

  • AÖF’ ün kendi resmi sitesinden ders konularını çalışabileceÄŸiniz gibi, öğrenci bürosundan size verilen mavi büyük kitaplardan da konuları çalışabilirsiniz. Ancak benim tavsiyem bazı yardımcı kaynaklar sunan yayın evlerinin konu anlatım kitaplarını almanız yönünde olacaktır. ÖrneÄŸin murat yayın evinin, karacan yayınlarının konu anlatımlı AÖF kitapları harika. Hem konuları özet olarak anlatıyor hem de en önemli ayrıntılara yer veriyor.

 

  • AÖF bütünleme sınavında baÅŸarılı olmak istiyorsanız soru kalıplarına gözünüzün aÅŸina olması ÅŸart. Bu yüzden size kesinlikle murat yayınevinin hazırladığı her dersten 550 soru kitabını almanızı ÅŸiddetle tavsiye ederim. Çünkü konu okuyarak ders çalışmaktan sıkılıyorsanız ve sınav esnasında soru kalıplarında yabancılık çekmek istemiyorsanız tam sizin için hazırlanmış bir kitap. İçinde her dersin 550 sorusu var, ünite ünite ayırmış soruları ve sınavda çıkması muhtemel birçok soruyu bu kitapta yakalayabilirsiniz. Çünkü her ünitede de neredeyse her satırından bir soru çıkarmış ve doÄŸal olarak da sınavda kaçabilecek soru kalmamış oluyor.

 

  • İnternette bazı AÖF derslerinin özetleri vardır birtakım sitelerde, bloklarda benim tavsiyem bu konu özetlerinden uzak durun çünkü bazı özetler geçmiÅŸ yıllara ait olabiliyor ve buda ÅŸu demek oluyor: eÄŸer sizin bütünlemeye kaldığınız dersin içeriÄŸi bu yıl deÄŸiÅŸmiÅŸ ise ve o özetler gecen yıllara aitse siz müfredattan çıkarılan yada müfredata eklenmiÅŸ ama o özetlerde olmayan konularla sorun yaşıyor olabilirsiniz. Bu yüzden eÄŸer elinizde herhangi bir AÖF konu anlatım kitabınız yoksa AÖF’ ün kendi resmi sitesinde konu anlatımları olan sayfalardan ders konularına çalışabilirsiniz.

 

  • AÖF’ ün resmi sitesinden kendi bölümünüze ait alanı seçtikten sonra konu sonlarında alıştırmaları ve soru cevap bölümlerini mutlaka çözün kesinlikle çok faydası oluyor. Sınavda benzer soru kalıpları ile karşılaÅŸabiliyorsunuz.

 

  • Son olarak pek garanti bir yöntem olmasa da, dikkatli olursanız baÅŸarılı olabileceÄŸiniz bir yöntemden bahsetmek istiyorum. AÖF sınavlarında iste vize, ister final, ister bütünleme olsun her doÄŸru cevap şıkkından eÅŸit sayıda dağılım yapılır. Özellikle 30 soruluk derslerin sınavlarında her şıktan eÅŸit sayıda iÅŸaretlenir. Yani siz eÄŸer emin olduÄŸunuz 20 soruyu ilk önce bir tur dönerek iÅŸaretlerseniz geriye kalan 10 soruya şıkların sayılarını sayarak bir fikir yürüterek ful net yaparak sınavı bitirebilirsiniz. Ama tabii ki bunun için ilk yaptığınız 20 sorunun kesinlikle doÄŸru olduÄŸuna emin olmalısınız.

 

  • İşin özü ÅŸu ki bütünlemeye kaldığınız AÖF derslerinin konularının sadece 2 kez okumanız, son 5 yılın çıkmış vize, final, bütünleme sorularını çözmeniz, murat yayınlarının her dersten 550 soru kitabındaki kaldığınız derslerin 550 sorusunu çözmek, AÖF bütünleme sınavında ders geçmek için kesin yöntem olacaktır.

Düz liseler meslek lisesine dönüşüyor

01 Temmuz 2010 Yazan recep  
Kategori EÄŸitim

anadolu lisesi, anadolu meslek lisesi, düz lise bölümleri, düz lise haberleri, düz lise mezunlarına iş imkanı, düz lise mezunlarına müjde, Eğitim, eğitim sisteminde yapılan değişiklikler, endüstri meslek lisesi, genel lise, hükümet, lise alan seçimi testi, meb, meslek, meslek liseleri katsayı değişikliği, meslek liseleri sınavsız geçiş, meslek lisesi, okul, yeni eğitim sistemi uygulamaları

Ülkemizde var olan eğitim sistem ve okullar arasındaki fark hem öğrencileri hem de velileri büyük ölçü de etkilerken bu durum ülkemizin gerilemeye de sebebiyet vermektedir.


Ama son zamanlarda var olan hükümet ile eğitim sistemi büyük ölçüde evrim geçirmeye başladı. Bu ilk olarak meslek liselerinin üniversiteye girişindeki puan kırılma farkını azalmasıyla geldi. Ve hemen ardından da genel liselerin meslek liselerine ve Anadolu meslek liselerine dönüşeceği haberi duyuruldu. Bu haberlerle birlikte diğer ülkelerdeki meslek lisesine verilen önem akıllara geldi. Ve bu durum ülkemizde de büyük memnuniyetle karşılanmaya başlandı. Ülkemizde meslek liselerine verilen önem son zamanda bu duyuru ile daha da gündeme gelerek tüm gözleri üzerine çekmeyi başardı.

kpss sınavı için öneriler

16 Haziran 2010 Yazan admin  
Kategori EÄŸitim

çıkmış kpss soruları, devlet memurluğu sınavı, kpss sınav çalışma, kpss sınav çöz, kpss sınav giriş belgesi, kpss sınav giriş belgesi çıkartma, kpss sınav giriş belgesini kaybettim, kpss sınav giriş merkezleri, kpss sınav giriş şartları, kpss sınav giriş tarihleri, kpss sınav giriş ücreti, kpss sınav giriş yerleri, kpss sınav merkezleri, kpss sınav soruları, kpss sınav tarihi, kpss sınavına giriş önerileri, kpss sınavına girmezsem ne olur, kpss sınavına hazırlanma

Yaz aylarının gelmesiyle sınavlar bitti Ama kimisi için yeni başlayan sınavlara girmeden önce ne yapılır? Ne yenir?

İlk olarak sınava girmeden önce en azından 12 saat evveli öncesinde genel bilgi kontrol tekrarı yapılır ve mümkünse son saatlerde sınava çalışılmazı. Ve sınavda bir gün öncede sabah, öğle akşam yemeklerini kesinlikle yemelisiniz. Ve ara öğün olarak ta hurma, incir, ceviz, badem, fındık, fıstık ve biraz tatlı tüketilmesi gerekir. Ve akşamları yatmadan öncede süt gibi benzeri sıvı şeyleri pek fazla tüketmemeye özen gösterirseniz sınav günü zorluk çekmesiniz.

çocuklarla iletişim kurmanın yolları

01 Haziran 2010 Yazan admin  
Kategori EÄŸitim

bluğ çağında çocuklarla iletişim, çocuk gelişimi özel eğitim, çocuk psikolojisi, çocukla iletişim kurma yolları, çocukların eğitimi nasıl olmalıdır, çocuklarla iletişim kurma yolları, çocuklarla iletişim kurmanın yolları, çocuklarla nasıl iletişim kurulur

KardeÅŸler ya da arkadaÅŸlar hayatı tanımada yardımcı olur, paylaÅŸmayı öğretir. ArkadaÅŸlar sosyalleÅŸmek için en iyi araçtır, Özellikle de ergenlik döneminde. iyi dostlar büyük ÅŸanstır. Çocuklarınızın arkadaÅŸlarını iyi tanıyın. Yabancı madde kullanımı konusunda tolerans göstermeyin. Ama küpe takmak, saçını uzatmak ve dövme yaptırmak istiyorsa, bırakın yapsın. İstekleri sadece bunlarsa ÅŸanslısınız demektir. Ödül ve ceza sistemi, aradaki dengeyi bulduÄŸunuzda bir arada harika çalışır. Verilen sözü mutlaka yerine getirmelisiniz. Sözleri tutmamak güveninizi sarsar ve mutlaka size karşı bir silah olarak kullanılır. ÖrneÄŸin “Ödevini yaparsan seni sinemaya götürürüm” diyebilirsiniz. Tabii bunun dozunu iyi ayarlamak gerekir. Haftada bir kereyi geçmeyin.

Ödev yaparken yanlarında olmak çok önemlidir. Özellikle okulun ilk üç senesinde.  Çünkü çocuk bu süreçte akranlarından geri kalabilir. Kız|ar erkeklerden daha olgundur. Erkek çocuklarının yakın takipçisi olmalısınız. Onları denetleyin. Okuldan kalan boÅŸ zamanlarını deÄŸerlendireceÄŸi, kötü alışkanlıklardan uzak duracağı hobiler edinmesine yardımcı olun. Bazen ‘hiçbir ÅŸeye ilgisi yok’ diye düşünebilirsiniz. Mutlaka vardır. Sadece ortaya çıkmayı bekliyordur. AkÅŸam ödev için belirli bir saat ayarlayın. Bu zaman diliminde ödevlerin bitmesi için çocuÄŸunuzu destekleyin. Evde uygun bir köşeyi ya da çocuÄŸun odasını çalışma alanı olarak düzenleyin, ödev yaparken, radyo ve televizyonu kapatın, ödev acil yardım kutusu’ hazırlayın, “Kalemim bitti,  silgim yok” ÅŸikâyetlerinden kurtulmuÅŸ olursunuz. Ders çalışma alanında, afiÅŸ ve resim, olmamasına dikkat edin. Telefon mükemmel bir dikkat dağıtıcıdır. Günlük telefon görüşmelerini önceden yapın, akÅŸam ödev listesini kontrol edin ve hepsinin yapıldığından emin olun. Ödevlerini iyi yapmak için Çaba gösteren çocuÄŸunuzu takdir edin.

Ödevlerini düzenli olarak yapmasının, okula gitmesi kadar önemli olduğu mesajını verin.

Asla ödevini yapmadığı için cezalandırmayın!

fransada dil eğitimi, fransızca öğrenmek istiyorum

27 Eylül 2009 Yazan admin  
Kategori Yabancı Dil Eğitimi

Fransa da okullar aşağı yukarı her an başlar. Yine de her ülkeler gibi pazartesi başlayan okulların sayısı çok azınlıktadır. Bunlar şöyle düşünelim. Paris de çok sıklıkla okullar varken her pazartesi başlayan güneydeki okullar her ayın ilk pazartesi başlar. Veya bazı devlet okulları yılda iki kere üç kere başlama tarihi sunarlar. Her aslında çok sıkışık bir zamanınız varsa hemen gitmek istiyorsanız mutlaka alternatif bir okul bulabilirsiniz. Ama sıkışık zamanınız yoksa bir sürü okullar arasında en istediğinizi tercih edebilirsiniz. Her ay mutlaka başlayan okullardan bir tanesine dolayısıyla gidebilirsiniz.

Fransa da otuz altı haftalık bir eğitimden bahsetmek istiyorum. Otuz altı haftalık biz bir yıllık akademik yıl diyoruz. Tabi iki hafta olduğunda her şeyin ücreti mutlaka farklı olacak. Yaklaşık altı bin beş yüz EURO kadar. Bu yalnızca okul ücretidir. Okulları birazcık tabi faraza söyledik. Çünkü yirmi saatlik programlar vardır. Otuz saatlik programlar vardır haftada. Yirmi saatlik programlar çok daha ucuzdur. Otuz saatlik programlar yaklaşık onbeş yirmi daha pahalıdır. Hatta özel programlar vardır. Üç kişilik sınıfların beş kişilik sınıfların olduğu ortalama altı bin beş yüz euro civarında sadece okul parasını düşünürsek, eğer harcayarak bir senelik bir akademik yıllık bir programa katılabiliriz.  Toplam bütçeyi söyler isek okul parası dedik, altı bin beş yüz euro civarında. Aynı zamanda haftalık konaklama yemek masrafı yaklaşık bin euro civarında. Aylık konaklama ve yemek masraflarınız da bin euro civarındadır. Yani dersek sekiz aylık bir eğitim yaklaşık on üç bin on beş bin euroya mal olur. Ama bunun içerisine her şey dahil günlük masraflarınız yemeğiniz konaklamanız. Artı okul paranız.

Fransa da butik çok güzel pansiyonlar vardır. Mutlaka herkes televizyonlarda dergilerde magazinlerde görmüşlerdir bunları. Aile yanı konaklamaları da çok tercih edilir. Bir Parisli ailenin yanında da konaklayabilir giden öğrenci pansiyoner olarak. Veya butik bir otel veya pansiyonda da kalabilir. Zaten hemen hemen güneydeki veya Paris de ki bütün evler neredeyse pansiyona dönmüş durumdadır. Herkes dilediği müddetçe evini kiraya verir. Fransız bir ilenin yanında kalmanın avantajı vardır mutlaka. Çünkü pratik yapma imkanınız vardır. En azından kahvaltınızı birlikte edebilirsiniz. Bir Paris ailesi ile bunu yapmak daha zordur. Büyükşehir de çünkü mutlaka herkes sabah kalkıp işine veya okula dağıldığı için zaman geçirmekte daha zorlanabilirsiniz. Ama güneyli bir ailenin yanında daha fazla keyifli dakikalar aile ile geçirebilirsiniz. O yüzden güneye gidenler daha fazla aile yanı tercih ederler.

Orta bölgeye büyükşehire gidenler paris’e genellikle minik bir pansiyonda ya da yurtta konaklamayı tercih ederler. İki türlü alternatif vardır yani. Ve sınırsız da otel seçeneği var tabi.

ingilizce iş mektubu hazırlama, ingilizce iş yazışması örnekleri

27 Eylül 2009 Yazan admin  
Kategori EÄŸitim

iş mektuplarında aslında en sık yapılan yanlışlardan biri aslında bizim Türk geleneklerimizden kaynaklanıyor. Biz mektuplarımızı çok samimi yazıyoruz. Bu bir iş mektubu dahi olsa çok samimi yazıyoruz. Ve Avrupa ve diğer ülkeler diyelim buna alışkın değiller. Yani nasılsınız iyi misiniz çocuklar falan onlarla başlıyor mektuplar. Ondan sonra sağlığınıza duacıyız gibi cümlelerle bitiriliyor. Bunların aslında hiç birine gerek yok. Dolayısıyla bu tür cümlelere girmekten kaçınsınlar. Diller arasında çeviri yapılırken kelimeler arasında birden fazla anlam olduğundan çok problem yaşanıyor. Bu özellikle yöneticiler için söylüyorum. Örneğin sekreterlerine bir yazı yazdırdılar. Onu da ithalat icraat departmanına çevirmek istedirler. Orada nasıl işleyebilirler. Cümlelerini kurarken çok net olmasına dikkat etsinler. Yani size yüz verdik gibi bir cümle kurduklarında bunu çeviren kişinin acaba size yüz liramı verdik şımarttık mı ne demek istiyor diye defalarca kendisine dönmemesi adına o an o cümleyi kendi adına çevirmesi çok kötü sonuçlara da sebep olabilir.

İngilizceyi iş yazışmalarında eğer karşı tarafı iyi biliyor isek dear mr veya mrs. Her neyse ve ismini yazıyoruz. Eğer ki ismini bilmiyor isek dear sir veya madam yazabiliriz. Cinsiyetini biliyorsak eğer sadece sir yazabilirsiniz. Cinsiyeti bayan ise sadece madam da yazabilirsiniz. Burada dikkat edilmesi gereken bir husus var. Eğer karşı tarafın evli olup olmadığını biliyorsanız, evli olduğundan eminseniz mrs kelimesini kullanabilirsiniz. Eğer bilmiyor isek sadece mr deriz. Eğer kuruma yazıyor isek yine aynı şekilde bütün bunlar kuruma yazılan yazılar için de geçerlidir. Ticari İngilizce yazışmalar için. Veya daha önce aynı sektörde olduğumuz bayi olduğumuz bir yere yazıyor isek, o zaman dear colleague iş arkadaşı demek. Bir nevi daha samimi bir kelimedir. Ama söylediğim gibi ilk kez yazışıyor isek, veya çok samimi olmasını istemiyor isek yazımızın o zaman sadece yukarıda ki ibarelerden birini kullanıyoruz. Eğer başka alternatif arzu eder isek dear sirs de diyebiliriz. Ama günümüzde artık daha çok kadınlarda yazışmalara dahil edinmek istendiğinden dear sir and madam en doğrusudur.

Aslında İngilizce yazışmalar yapılırken bizlerin, Türk halkının genel özellikleri çok fazla göz önünde tutulur. Hâlbuki İngilizce de böyle bir kalıp yok. İşte sağlığınızı mutluluğunuzu vs. iyi çalışmalar dilerim gibi böyle şeyler yok. Çok samimi değilse eğer rigards çok çok semimi değil ise karşı tarafla bir izlenim yaratmak istiyorsak direk yazarız. Ama biraz daha sıcak göstermek istiyorsak best rigards yazabiliriz. Bunlar aslında İngilizcede teşekkür etmek için tamamen yeterlidir. Bunlar fazla fazladır.

İngilizce yazışmalarımızda özellikle want kelimesine kesinlikle kullanılmamasına dikkat etmemiz gerekir. Normal yazışmalarımız da want kelimesi ikinci bir kelime. Onun yerine we ya da I kindly ask you diyip ondan sonra dileğimizi arzumuzu ekleyebiliriz. Bu rica anlamındadır. Kendimize tekrar etmemek için ne yapıyoruz. Değişik kılıflarda kullanabiliyoruz. Örneğin ilk seferinde böyle bir şey kullandıysak daha sonra could you please gibi bir kalıpla başlayabiliriz. Daha sonra ne istediğimizi devamına yazabiliriz. Veya eğer biraz samimi isek karşı tarafla would you mind de diyebiliriz. Eğer ki samimi değilsek karşı tarafla her zaman için en uzak kalıpları kullanmakta fayda var.

italyanca öğrenme, italyanca dil eğitimi

27 Eylül 2009 Yazan admin  
Kategori Yabancı Dil Eğitimi

İtalyanlarla Akdeniz kültürünü paylaştığımız için genelde bir farklılık yok. Genelde bir İtalyan ve Türk çok kısa sürede arkadaş olabilir ve rahatlıkla arkadaşlıklarını sürdürebilirler. Kültür farklılıklarından dolayı bir çatışma meydana gelmez. Özellikle dikkat edeceğimiz özellikler yok diyebiliriz. İtalyanlar çok hızlı konuşurlar. Ve çok fazla konuşurlar aslında. İtalyanca bilmediğiniz zaman eğer karşı tarafın İtalyanca bilmediğini ya da daha az bildiğini fark ederlerse hem çok yavaşlarlar hem mutlaka vücut dili yardımıyla karşı tarafla anlaşabilirler. Karşı taraf İtalyanca bilmese bile İtalyanca konuşmayı sürdürürler. Ve siz rahatlıkla anlayabilirsiniz.

Türklerin en kolay öğrenebildikleri dil İtalyanca. Çünkü Türkçe ile bir benzerliği var yazıldığı gibi okunuyor, okunduğu gibi yazılıyor. Tabiî ki belirli kurallarla. Ve Türk gırtlak yapısı İtalyanca için uygun. O yüzden genelde İngilizceyi öğrenmektense bir İtalyancayı öğrenmek bir iki ay ya da üç kadar sürede rahatlıkla İtalyanca konuşabilen öğrencilere rastlayabiliyoruz. En büyük zorluğumuz artıker kavramı. Çünkü Türkçe de Türklerin en çok kullandığı dil olan İngilizcede artıker kavramı yani dişi ve erkek kavramı yok. Bu yüzden de İtalyanca da ilk şok artıker kavramı ile oluyor. Çünkü İtalyanca da her kelime her isim diyebiliriz, dişi veya erkek olabiliyor. Bunun başına sadece ön ek alıyor.

İtalyanlar elleriyle ve kollarıyla sıkça konuşurlar. Zaten hiç İtalyanca bilseniz bile yüzde otuz olarak onları rahatlıkla anlayabilirsiniz. Vücut dillerini çok iyi kullanabilen bir millettir. En çok kullanılanlar arasında mesela ne yapıyorsun da bunu yaparlar çok fazla. Sinirlendikleri zaman hani Türklerle en büyük sorun budur. Sinirlendikleri zaman bu şekilde sorarlar. Bu çok güzel anlamındadır. Türk ve İtalyan kültürleri çok bağlantı gösterdikleri için Türkçeden Türklerden çok farklı değildir. Sadece birkaç şeyde çok farklılık gösterir. Bunun dışında zaten Türklerle çok benzerlik gösterir.

fransa dil eğitimi, fransada yabancı dil öğrenme

24 Eylül 2009 Yazan admin  
Kategori Yabancı Dil Eğitimi

Dünyada Fransızca birkaç ülkede konuşuluyor. Belki biliyorsunuzdur. Çok az denemez bu sayıya.  Belçika da konuşulur. Kanada’nın bir kısmı Fransızca konuşur. Tabi Fransa Fransızca konuşur. İsviçre’nin bazı kısımları Fransızca konuşur. Tabi Fransızca öğrenmek için birinci tercih tabii ki fransadır. Beşiği burasıdır. Ayrıca Fransız okullar çoğunluktadır burada. İsviçre de Fransızca öğrenmeye gittiğinizde bir Fransız ailesi ile birlikte olmanıza imkân yoktur. Neticesinde İsviçre ailesi ile birliktesiniz. Tam aksağına sahip olamazsınız. Dolayısıyla daha farklı bir aksanda konuşursunuz. Ancak Fransız olduğu takdirde tipik bir Fransızca öğrenmenin avantajını yaşarsınız. Bu yüzden de Fransa tercih edilir en fazla.

Fransız vizesi aslında şengel vizesidir. Ancak daha ziyade turistler için geçerlidir. Öğrenci vizesinde Fransa’nın biraz daha titizlendiği bir konu var. Mutlaka Türkiye de Fransızca öğrenmiş olmanız gerekiyor. Bunu gerek bir okulunda yapabilirsiniz, gerekse kendi okulunuzda Fransızca ders almış olabilirsiniz. Ama hatırladığım kadarıyla yüz doksan sekiz saat mutlaka Fransızca kursu almış olmanız ve bunu da kanıtlamış olmanız gerekiyor. özel bir hocadan bu kursu almanız bir şey ifade etmiyor.  Belgeleyip mutlaka konsolosluğun önüne koymalısınız maalesef bunu. Bunun dışında harcayacağınız masrafın nereden karşılayacağınızı mutlaka çok iyi kanıtlamış olmanız gerekiyor. Sponsorunuz varsa o sponsorun gelirini mutlaka kanıtlamanız gerekiyor. Ayrıca Fransızcayı neden öğrenmek istediğinizi de kanıtlamanız gerekir.

Fransa da hemen hemen bütün okullar devlet tarafından tanındığı için kontrol edildiği için böyle bir kriteri bir tarafa koyuyoruz okul seçerken. İkinci bir seçenek tabi nasıl bir bölgede yaşamak istiyorum ne kadar para harcamak istiyorum olmalı. Eğer çok büyük bir şehir de yaşamak istiyorsanız mutlaka tek alternatif paristir zaten. Onun dışında daha sakin bir yerde daha az masraflı bir yerde yaşamak istiyorsanız, güney Fransa çok tercih edilen bir yerdir. En başında mist gelir bunda. Bunun dışında okulun sunduğu programlar ve program alternatifleri çok önemlidir. Eğer Fransızcanız Türkiye de çok iyi ise zaten mutlaka alternatif programlar arıyorsunuz demektir. Ne gibi iş için gerekli Fransızca veya tıp için gerekli Fransızca hukuk için gerekli Fransızca gibi veya politika için gerekli Fransızca da olabilir bu. Spesifik kurslar diyoruz biz buna. Okulun sunduğu programları deneyebilirsiniz. Eğer Fransızca bilmiyorsanız okul size Fransızca öğrendikten sonra başka ne gibi alternatif programları sunuyor. Çünkü Fransızcanız altı ay sonra iyi olursa geri kalan üç ayınızı farklı şekilde değerlendirebilirsiniz. Fransızca artı Fransız kültürü öğrenebilirsiniz. Okul programları da üçüncü seçenek olmalı ve okulun sunduğu konaklama alternatifleri de dördüncü seçenek olabilir.

almanyada yabancı dil kursu seçimi, almanca dil eğitimi

24 Eylül 2009 Yazan admin  
Kategori Yabancı Dil Eğitimi

Almanya vizesi çok kolay bir vize değil çünkü çok fazla Türk vatandaşı var. Tabi alman hükümetinin de korkusu Türk nüfusunun artması. O yüzden gerçek bir öğrenci olduğunuzu onlara kanıtlamanız gerekiyor. Neden almanca öğrenmek istediğinizi çok iyi kanıtlamanız gerekiyor. eğer bir mühendisseniz Almanya ile de iş yapıyorsanız, ya da hayaliniz mesleğinizin Almanya da doktorasını yapmak ise yüksek lisansını yapmaksa Almancayı neden öğrenmek istediğinizi açıklayabilirsiniz. Dolayısıyla birinci kriter neden almanca öğrenmek istediğinizdir. Çok iyi kanıtlamanız. Eğer gittiyseniz buna Türkiye de almanca kursunuzun belgelerini göstermeniz gerekir. Aynı zamanda vize aşamasında okulun kaydını yaptırıp daha öncesinden okulun bütün evraklarını vizeye sunmanız gerekir. Diğer ülkelerden farklı olarak Almanya da ek bir şey vardır. Sponsorunuzun yani bu masraflarınızı kim karşılayacak ise o kişinin size ayda belli bir para ödeyeceğine dair noter huzurunda tahkik name vermesi gerekir. Ve bu belgelerin hepsinin Almancaya çevrilerek konsolosluğa gitmesi gerekir. Bir farkı da budur. Hem gerçek öğrenci olduğunuzu aslında kanıtlayan şeylerdir bunlar.

Dil okulu seçerken öncelikle Almanya ya gidenler hangi bölgede iyi almanca konuşulduğunu bakarlar. Çünkü büyük şehirler daha iyi Almancanın konuşulduğu yerlerdir mutlaka. Türkiye de nasıl İstanbul Türkçesi İstanbul da daha iyi konuşuluyorsa veya büyük şehirlerde İstanbul Türkçesine yakın bir Türkçe konuşuluyor ise tabi büyük şehirler tercih edilir öncelikle. Aksam istemiyorlarsa eğer. Çünkü dağlarına köylerine yaklaştıkça aksan daha farklılıklaşıyor veya diğer sınır ülkelerine yaklaştıkça. Birinci tercih bölge diyebilirim. İkinci tercih mutlaka öğrenciler için ne kadar para harcayacakları olmalı. Ve o şehrin konaklama ve ulaşım durumu olmalı. Bazı şehirlerde öğrenciler öğrenci kimliklerini göstererek çok seyahat edebiliyorlar. Bu tabi her şeyde farklılık arz edebiliyor. Bu yüzden konaklama ve ulaşım alternatiflerini çok iyi bulundurmalıdırlar. Artı almanca öğrendikten sonra yani Almancanız belli bir düzeye geldikten sonra o okul ne gibi alternatifler sunuyor. Hatta ve hatta ne gibi sosyal aktiviteler sunuyor. Çünkü okulun sunduğu sosyal aktiviteler, öğrencileri bir araya getirmek, birlikte alıp bir akşam ava götürmek, hafta sonları gezi düzenlemek gibi aktiviteler sosyal olmanızı sağlar. Hem yalnızlık çekmenizi önler. Hem de Almancanızı daha iyi pratik yapmanızı sağlar. O yüzden üç kriter vardır okul seçmek için.

Almanya gezmek açısından Türk öğrenciler için çok eğlenceli bir yer değil. Hani deniz güneş olmadığı için çok ta para harcanmıyor aslında. Güzel bir alternatiftir anne babalar için. Yinede yüz yüz elli bin euro harcar bir öğrenci cep harçlığı olarak harcar. Bir de konaklama ve yemek masrafları vardır. Yıllık yaklaşık beş bin euro altı bin euro civarındadır. Bir yıl içerisinde. Konaklama yemek okul masrafı aynı zamanda cep harçlığını düşünürsek yaklaşık on bin euro ile on beş bin euro harcayacağını mutlaka düşünmemiz lazım. Hatta tabi bazı öğrenciler daha az harcayacaklardır. O da bir çeşit bonus…

Almanya da aslında alman aileleri çok revaçtadır. Özellikle özel kurslara giden öğrenciler, alman ailelerini çok tercih ederler. Almanca çok kolay bir dil olmadığı için mutlaka pratik yapmak gerekir. Almancaya kulak dolgunluğu da yok biz Türk insanı olarak o yüzden konaklamada Almancayı çok daha kolay pratik yapabilecek bir konaklama şekli olan alman ailenin yanında konaklamak daha ziyade tercih edilir. Aile ile sabah kahvaltınızı yersiniz, akşam yemeğinizi yersiniz ve o sırada birkaç cümle ile pratik yapma imkânınız olur. İkinci seçenek ise yurtlardır. Eğer devlet kursuna gidiyorsanız, yine yurtlarda kalabilirsiniz öğrenci yurtlarında. Veya uzun süreli bir programa gidiyorsanız mesela ondan sonra üniversiteye gidecekseniz, bu takdirde evde tutabilirsiniz.