Güzellik Ve Bakım | Sohbet Video Sinema ucretsiz indir izle- her10.com - Part 2



Saç uzatmanın yolları

19 Temmuz 2010 Yazan  
Kategori Güzellik ve Bakım

saç kaynak, saç kaynak çeşitleri, saç kaynak fiyat, saç kaynak fiyatları, saç kaynak merkezleri, saç kaynak modelleri, saç uzatma, saç uzatma formülleri, saç uzatma ilacı, saç uzatma kürü, saç uzatma maskeleri, saç uzatma nasıl olur, saç uzatma teknikleri, saç uzatma yolları, saç uzatma yöntemleri, uzun saç bakımı, uzun saç kesim modelleri, uzun saç modelleri, uzun saç şekilleri, uzun saçlar, uzun saçlar için bakım

 

 

Saç uzatmanın yolları

Bu makalemizde kadının güzelliğine güzellik katan, uzun saçlara sahip olmak için neler yapmamız gerektiğine değineceğiz.

Saç uzatma tekniklerinin gelişmesi ile birlikte sağlıklı ve pırıl pırıl saçlara sahip olmak artık çok kolay.

KERATİN SAÇ KAYNAKLA SAÇ UZATMA Saç uzatmanın yolları

Bundan birkaç yıl öncesinde kısa saçlı bayanlarının, yıllarca saçlarının uzamasını beklemesine gerek kalmadığı bir yöntem olarak çıkan çıt çıt postişler şimdiki zamanlarda yerini de keratin kaynak saçlara bıraktı.

Çıt çıt postiş saçlara nazaran daha muhteşem ve doğal bir görünüme sahip olan keratin kaynak saçlar 6 farklı kalite ile uzun saçlara sahip olmak isteyen kadınların tercihine sunuluyor.

Keratin kaynak yapılarak kullanılan uzun saçların bu kadar tercih edilmesinin sebepleri ise:

•          Keratinin, saçın hammaddesi oluşu

•          Keratinin, birleşme noktasına zarar vermeden uygulanarak 6-8 ay boyunca saçta kalabilmesi

•          İstediğiniz her renge saçınızı boyayabilme imkânı tanıyor olması

•          Güneş ışınlarına, sauna sıcaklığına karşı erime riski taşımayacak kadar güçlü oluşu

•          Sökmek istediğinizde hiçbir kimyasal maddeye maruz kalınmamasıdır.

Keratinli saç sahibi olmak istediğinizde dikkat etmeniz gereken en önemli unsur, her keratinli saçın aynı kalitede olmadığıdır. Gözlemlediğime göre keratinli saç kaynaklarında en çok tercih edilen marka Rapunzel firmasının satışa sunduğu keratinli kaynak saçlar.

Keratinli saç kaynağı yöntemi ile saçlarınızı uzatmak isterseniz uygulamayı yapan kişinin kendi saçınıza eklediği saç tutamlarının inceliğine dikkat etmelisiniz. Çünkü uygulama sonrasında saçlarınızı taramakta zorluk çekmek istemiyorsanız, saçlarınıza uygulanan keratinli kaynak saçların tutamları ne kadar az az eklenerek devam edilirse o kadar iyi sonuç alınır. Keratin saç kaynak uygulaması ile uzun saçlara sahip olmanız uygulama süresi açısından 2 ile 3 saat sürebilmektedir. Ortalama kullanım süresi 6 ila 8 ay olan Keratin saç kaynak uygulaması ile 6-8 ay sonra saçlarınızdan söktüğünüzde kendi saçlarınıza hiçbir zarar vermediğini görürsünüz. Keratin ile saç uzatma fiyatları ise istediğiniz uzunluğa göre değişiyor. Ortalama fiyat aralığı ise 300 ila 1000 TL arasında belirebiliyor.

Bu besinler kırışıkları engelliyor

19 Temmuz 2010 Yazan  
Kategori Güzellik ve Bakım

 cilt bakım cihazı, cilt bakım kürleri, cilt bakım maskeleri, cilt bakım ürünleri, cilt bakım ürünleri clean clear, cilt bakım ürünleri markaları, cilt bakım yağları, cilt bakımı, cilt bakımı fiyatları, cilt bakımı nasıl yapılır, cilt bakımı ve güzellik, cilt bakımları, cilt güzelliği, cilt güzelliği için bitkisel yağlar, cilt güzelliği için maskeler, cilt güzelliği için ne yapılmalı, cilt güzelliği için neler yemeli, cilt güzelliği için şifalı bitkiler, cilt güzelliği için yapılması gerekenler, cilt maskeleri, cilt temizliği

Bu besinler kırışıkları engelliyor 

Fark etmişsinizdir özellikle son yıllarda, kozmetik sanayide müthiş bir artış gözlenmekte. Kozmetik sanayinin satışlarında gelir elde etmesinde en büyük destekçisi olan reklam sektörü sayesinde güzelleşmenin, cilt bakımının tek kuralının dışarıdan yapılan bakım ürünleriyle olduğu fikri empoze edilir. Hiç düşündünüz mü gerçekten gerek cilt bakımı gerek saç bakımı hakikaten dışarıdan yapılan bakımlarla sağlanabiliyor olsaydı yıllardır kozmetik sanayi milyonlarca çeşit ürün piyasaya sürmesine rağmen ve insanlar bu cilt ve saç bakım ürünlerini kullanmalarına rağmen nende sizce bir türlü insanların cilt ve saç sorunları bitmiyor.

kirisma Bu besinler kırışıkları engelliyor

Çünkü saç ve cilt bakım ürünleri dışarıdan yapıldığı sürece sadece takviyedir. Asıl olan cildin beslenmesinin dışarıdan değil içerden yapılmasının gerçek cilt güzelliğine götürebileceğidir.

 Beslenme sisteminize uygulayacağınız dengeli beslenme tarzı cilt yaşlanmalarına karşı alacağınız en büyük önlemdir. Pırıl pırıl bir cilt, pembe pembe yanaklar, kırışmayan gyüz hatları için besinlerinizin içinde karbon­hidrat, protein ve yağ oranları yanında vitamin (E ve C vitamin­leri), mineral {çinko, selenyum), flavonoid (EGCG), karotenoid (likopen) içerikleri, elzem yağ asitleri (omega-3 ve omega-6 yağ asitleri) gibi vitaminlere mutlaka yer vermelisiniz.

Daha az kalori içeren besinleri tüketmeniz, yağ oranı düşük besinleri menü listenize almanız cildinizin kırışmasını önleyecektir.

Vücudunuzun ihtiyacı olan protein ve karbonhidratları temin etmek için en az yağı içeren besinlerin arasında bir seçim yapın.

Yağ seçiminizde ilk tercihiniz her zaman zeytinyağından yana olsun. Kozmetik sanayinde de cilt bakım için çök sık kullanılan bir yağ olan zeytin yağ, yazımınız başında da dediğimiz gibi ağız yoluyla alındığında belirleyici etkiye, dışarıdan alındığında sadece destekleyici etkiye sahiptir.

İşlenmiş gıdaları hayatınızdan mümkün olduğu kadar uzaklaştırmaya çalışın. Canlı ve parlak bir cilt için işlenmiş gıdalar yerine, kepekli makarna, , çavdar ekmeği, kepekli köy ekmekleri,

esmer pirinç gibi besinlere yer vermeniz daha akıllıca olur.

 Şeker tüketiminizi en aza indirin. Özelikle sanayide işlenmiş fabrikasyon türü şekerlerin sağlığınıza hiçbir faydası olmadığı gibi cildinizdeki kırışıklıkların derinleşmesini sağlar.  Vücudunuzun ihtiyacı olan şeker oranını meyveler veya keçiboynuzu gibi doğal besin kaynaklarıyla karşılamaya çalışın.

 Üzüm suyunu en çok içtiğiniz meyve sularının başına alın. Üzümün çekirdeğini asla atmayın yani üzümü çekirdekleriyle beraber tüketin. Çünkü üzüm ve çekirdeğinin içinde bulunan oligomerik proantosiyanidinler cildinizin kırışmasını önler, Proantosiyanidinler cilt damarlarınızı güçlendirerek daha sağlıklı ve parlak bir cilde kavuşmanızı sağlar.

Menünüzde iyodun ne kadar yer aldığını düşünün ve iyot içeren besinlere yani deniz ürünlerine ağırlık verin. Özellikle somon balığı, alabalık, sardalye ilk tercihleriniz arasına koyun çünkü iyot içeren bu balık türleri cildinize yaptığı olumlu etkilerle bir süre sonra yaşınızı 5 yaş daha genç göstermeye başlar.

Sonuç itibariyle cildinizin kırışmasını engellemek, çil veya sivilce lekeleri gibi lekelerin oluşmasını önlemek ve daha birçok cilt sorunu için tabi ki dışarıdan kullanılan cildinize sürülen kozmetik ürünlerine hayatınızda yer vermelisiniz ancak unutmayın ki cildinizi içerden doğru beslemediğiniz sürece kozmetik ürünleriyle sadece dışarıdan yapacağınız bakım tamamen destek bakım olarak kalacaktır ve buda doğal olarak tam olarak cilt sorunlarınızı çözmeyecektir.

Gözaltı morlukları nasıl geçer?

18 Temmuz 2010 Yazan  
Kategori Güzellik ve Bakım

gözaltı kapatıcısı, gözaltı kırışıklıkları, gözaltı morluğu, gözaltı morlukları, gözaltı morlukları için bitkisel çözüm, gözaltı morlukları için krem, gözaltı morlukları lazer, gözaltı morlukları lazer tedavisi, gözaltı morlukları nedenleri, gözaltı morlukları tedavisi, gözaltı yağ bezeleri

Gözaltı morlukları nasıl geçer?

Bazılarımızın gözaltlarındaki mor halkalar sürekli bizle yaşamaya alışmış haldedir, irsi deriz. Çok şikâyetçi olsak da yok olma ihtimali vermediğimiz için pek uğraşmayız. Bazılarımızın da yaşam standartlarını değiştiğinde, iş hayatındaki değişikliklerde, uyku saatlerindeki değişikliklerde, stres veya üzüntülü bir dönem geçirdiğinde gözaltlarında mor halkalar oluşur.

gozalti morluklari  Gözaltı morlukları nasıl geçer?

Gözaltı morluklarından kurtulmak için evimizde kendimizin deneyebileceğimiz bazı pratik ve doğal yöntemlerden bahsedeceğiz bu makalemizde.

Gözlerinizi mümkün olduğunca güneşin zararlı ışınlarından koruyun. Solaryum, düzensiz uyku, stres gibi gözaltı morluklarına sebebiyet veren durumlardan uzak durun. Evinizdeki veya işyerinizdeki spot ışıklarından göz çevrenizi koruyun. Bütün bu sebepler vasıtasıyla göz çevrenin derisi kurur ve çok hassas olan yapısı incelmeye başlar buda gözaltı morluklarına davetiye çıkarır.

Uyku saatlerinizi mutlaka gece uykusunu alacak şekilde ayarlayın. Çünkü hiçbir uyku saati gece uykusunun yerini tutamaz. Gündüz saatlerinde 12 saat bile uyusanız gece saatlerinde uyuyacağınız 8 saatin yerini tutamaz. Gece uykusuna sadık kaldığınız sürece gözaltı morluklarınıza veda etmeye başladığınızı göreceksiniz.

Yüzünü yıkarken ılık yâda sıcak su yerine buzlu derecesinde soğuk su ile yıkarsanız, cildinizde doğal olarak da gözaltı morluklarınızın olduğu bölgede kan dolaşımı hızlanacak ve gözaltı morluklarınızı geçmeye başlayacaktır.

Aşırı tuz tüketiminin beden her şekilde zararı olduğu gibi gözaltındaki ince ve hassas deriye de zararı vardır. Tuz tüketiminizi azaltmanız gözaltı morluklarınıza çok faydalı olacaktır.

Gözaltı derinize K vitamini içeren kremler kullanın.

Güneşe maruz kalacağınız zamanlarda. UV filtreli güneş gözlükleri takmaya özen gösterin.

C vitamini içeren kremler kullanmanız gözaltı damarlarınızı güçlendirerek morlukların yok olmasına yardımcı olacaktır.

Bölgesel zayıflama

16 Temmuz 2010 Yazan  
Kategori Güzellik ve Bakım

Bölgesel Zayıflama, bölgesel zayıflama aletleri, bölgesel zayıflama bandı, bölgesel zayıflama hareketleri, bölgesel zayıflama hareketleri göbek, bölgesel zayıflama kremi, bölgesel zayıflama lpg, bölgesel zayıflama merkezleri, bölgesel zayıflama metodları, bölgesel zayıflama mezoterapi, bölgesel zayıflama nasıl yapılır, bölgesel zayıflama sporları, bölgesel zayıflama teknikleri

 

Bölgesel Zayıflama 

Bölgesel zayıflama için kullanılan yöntemler nelerdir, bölgesel zayıflama ile ilgili merak ettiğiniz her şeyi cevaplamaya çalıştık. Bölgesel zayıflamada en güzel neticeyi veren uygulamalardan biri lipoliz ile ilgili kısa olarak bilinmesi gereken bazı temel bilgileri sizlere aktarmaya çalışacağız.

bolgesel zayiflama Bölgesel zayıflama

 Tıpta oluşan yenilikler, bireylere sağlıklı bir yaşam ve muntazam bir görünüm verebilme konusunda oldukça büyük imkânlar sunuyor. Doktorların yeni tavsiyesi lipoliz adı verilen bölgesel zayıflama yöntemi.

  Lipoliz (Lipolysis) Bölgesel Zayıflama Nedir?

 Hastaya sınırlı uyuÅŸturma verildikten sonra bölgesel yaÄŸ fazlalığının bulunduÄŸu bölgelere “phosphatidylcholine” isimli ilacın iÄŸne yoluyla enjekte edilmesiyle o bölgede bulunan yaÄŸların eritilmesidir.

 Lipoliz yönteminde soya fasulyesinden oluÅŸan “phosphatidylcholine” denilen madde kullanılır. Phosphatidylcholine kiÅŸinin vücudunda olan ve yaÄŸ metabolizmasında oldukça önemli bir görevi olan bir maddedir. Esasında bu madde hemen hemen on yıldır kolesterol düşürmek amaçlı bir ilaç olarak kullanılmaktadır. Kullanım amacı maddeyi yaÄŸlı olan bölgelere enjeksiyon yoluyla ulaÅŸtırarak istenilen bölgelerde ki yaÄŸ fazlalığının eritilmesidir. 

Lipoliz  Nasıl Etki Eder?

 Vücuda enjekte ile uygulandığında yağ hücrelerinde bulunan zarın geçirgenliğini arttırıyor, bölünen yağ hücreleri karaciğer aracılığı ile yok oluyor. Bu işlem yağ hücrelerinin sayısında azalma olduğu için sayısal yönde artış gösteren yağ hücrelerinin çoğalmalarında çok etkilidir. Bu sebeple bazı bölgelerde ki yağlanma oluşumu tamamen ortadan kaybolur. Böylelikle istenilen bölgesel zayıflama gerçekleşmiş olur. Bu tedavi yöntemi vücutta ki bölgesel yağ birikimlerini deri üzerinde gevşemeye yol açmadan yok eder. Amaç doğal yollar ile yağ yakılmasını arttırmaktır. İstenilen sonuçların 5–10 seans arasında gerçekleşmesi olasıdır. 

Lipoliz Hangi Amaçlarla Kullanılır?

 Bölgesel zayıflamada başta göbek, kalça, bel, basen bölgelerinde bulunan lokal yağ fazlalıklarında, jinokomasti, lipom ve göz çevresinde ki yağların giderilmesinde, selülit tedavisinde kullanılır. Ayrıca ameliyat ile yağların vücuttan alınmasından sonra ortaya çıkabilecek şekil bozukluklarında uygulanır. Genellikle selülitten kaynaklı vücutta meydana gelen portakal kabuğuna benzeyen görüntüleri yok etmede çok etkilidir. Erkeklerin sırtlarında oluşan yağ birikintilerinin giderilmesinde en etkili tedavidir. Düzenli beslenme ve egzersiz ile yapıldığında çok daha verimli olur. 

Lipolizin Yan Etkileri Nelerdir?  

Çok endişe edilecek önemli bir yan etkisi yoktur. Geçici suretle şişkinlik, kaşıntı, morarma ve hassasiyet olur. Bu tarz sorunlarda 2–3 gün içinde ortadan kaybolurlar.

 Lipoliz Konusunda Bilimsel Veriler Mevcut Mudur?  

Lipoliz dünya genelinde 2000 araştırma sonucu ortaya çıkmış bir tedavi yöntemidir. Tedavinin başarısı %90 gibi bir orandadır. Günümüzde Avrupa ve Amerika’da çok yaygın olarak kullanılmaktadır. 

Lipolizin Avantajları Nelerdir?  

Lipolizin avantajları çok fazladır. Özellikle uygulama esnasında genel anestezi gerekmediğinden dolayı oldukça güvenlidir. Acı hissi oluşmadığı için de çok kolaydır. İyileşme evresi hızlıdır ayrıca tedaviden sonra hastanın hastanede kalmasını gerektirecek bir durumda yoktur. Hastada tedavi sonrası iz bırakmaması da en önemli avantajlardan biridir. Sadece tedaviden sonra uygulama yapılan yerde hafif çapta kızarıklıklar ortaya çıkar. Diğer bir avantajı ise diğer yöntemlere göre oldukça hesaplı olmasıdır. 

Lipoliz Kaç Seans Uygulanmalıdır?  

Seanslardan nasıl sonuçlar alınacağı hastanın kilosuna, vücutta ki yağ miktarına ve yaşına göre değişiklik gösterir. Çoğunlukla sorunlu bölgelere en az 5 ve 10 seans uygulanması gerekmektedir. Kişilerin %80’i, 2. seanstan sonra kendilerinde ki değişikliği fark edebiliyorlar.

 

Dikkat Edilmesi Gereken Noktalar Nelerdir?  

Kullanılacak ilacın miktarı, kullanım dozu ve şekli çok önemlidir.  Bu tedavinin kesinlikle uygulanmaması gereken durumlar şöyledir; 

-          18 yaşından küçük kişiler

-          Hamile ya da emziren kadınlar

-          Şeker hastalığı bulunanlar

-          Böbrek veya karaciğerinde bozukluk olan kişiler

-          O sırada belli bir enfeksiyona yakalanmış olan kişiler

 

Selülitlere veda edin

16 Temmuz 2010 Yazan  
Kategori Güzellik ve Bakım

selülit, selülit ağrı yaparmı, selülit ağrısı, selülit ameliyatı, selülit bandı, selülit belirtileri, selülit bitkisel tedavi, selülit bitkisel yağ, selülit çayı, selülit çayları, selülit cihazları, selülit dereceleri, selülit diyeti, selülit egzersizleri, selülit eritme hareketleri, selülit fırçası, selülit giderici, selülit giderici yağ, selülit giderici yağlar, selülit hapı, selülit tedavisi

Selülite Dur Demenin 10 Yolu

 Yediğimiz ve içtiğimiz besinlerden yardım alarak, vücudumuzu sıkacak kadar giysiler giymeyerek, tuzu azaltarak derimizin üzerinde oluşan portakal görüntüsünden kurtulmamız mümkün.

selulit1 300x243 Selülitlere veda edin

 YediÄŸimiz ve içtiÄŸimiz besinlerden yardım alarak, vücudumuzu sıkacak kadar giysiler giymeyerek, tuzu azaltarak derimizin üzerinde oluÅŸan portakal görüntüsünden kurtulmamız mümkün. Marmara Üniversitesi SaÄŸlık Bilimleri Fakültesi Beslenme ve Diyetetik Bölümü Öğretim Üyesi Diyetisyen Esra GüneÅŸ’in söylediÄŸi açıklamalara göre, selülitten kurtulmayı saÄŸlayacak 10 püf nokta ÅŸu ÅŸekilde: 

1)      Gün içinde 4-5 porsiyon sebze ve meyve tüketmemiz gerek.

2)      Tuzu elimizden geldiğince az kullanmalıyız. İçinde tuz oranı yüksek sosis, salam gibi gıda maddelerinden uzak durmamız gerek. Tuz dokularımızda çok su tuttuğundan dolayı selülitlerden kurtulmamızı engelleyecektir. Ayrıca tuzlu besinler iştah açtığı için yapılan diyetlerden de verimli sonuç almamızı engeller.

3)      Günden en az 2 litre ( yazın 3 litre ) su tüketmeliyiz. Su içmek, böbreklerde biriken zehirli atıkların vücuttan atılmasını sağlamaktadır. Gereği kadar su içmek selülit bulunan dokuları arındırarak bu dokularda bulunan tuzun atılmasını sağlar.

4)      Unlu mamullerden, baharatlı ve acılı yiyeceklerden, içinde kafein bulunan cola ve kahve türü içeceklerden, alkol ve sigaradan mümkün olduğunca uzak durmalıyız.

5)      Et ve süt ürünlerinde olabildiğince az yağlı ürünleri tercih etmeliyiz.

6)      Mayonezi kesinlikle kullanmamalı ayrıca bilinen tüm soslardan uzak durmalıyız.

7)      Katı yağlardan ( margarin, tereyağı ) uzak durmalıyız. Yemek yaparken özellikle bitkisel yağları kullanmalıyız. İçinde et olmayan yemeklere ve salatalarımıza zeytinyağı kullanmalıyız. 1 kiloluk bir sebze yemeği için 2 yemek kaşığı yağı geçmemeliyiz.

8)      Gün içinde atıştırdığımız abur cuburlar dan ve hazır yiyeceklerden ( fast food ) uzak durmalıyız.

9)      Egzersizi hayatımızda alışkanlık haline getirerek kan dolaşımının hızlanmasını sağlamalıyız. En vakitsiz anlarımızda bile yapabileceğiz egzersizimiz yürüyüş olmalıdır.

10)  Vücudumuzu çok fazla sıkan, pantolon, çorap, tayt v.b giysilerden uzak durmalıyız. Bu tarz dar kıyafetler toplardamarı sıkıştırarak kan dolaşımının hızını engeller.

« Önceki Yazılar